Cumartesi, 04 Temmuz 2015
Bağcılar Meydanda Yangın Tatbikatı

Bağcılar Meydanda Yangın Tatbikatı

Bağcılar Meydanı’nda düzenlenen Sivil Savunma ve Deprem Haftası Etkinl...

Bağcılar’da, geçtiğimiz yıl 270 milyon ton katı atık toplandı

Bağcılar’da, geçtiğimiz yıl 270 milyon ton katı at...

Her gün 2800 cadde ve sokakta çevre temizliğinin yapıldığı Bağcılar’da...

Lokman Çağırıcı Twitter Hesabından Uyardı

Lokman Çağırıcı Twitter Hesabından Uyardı

Bugün akşam saatlerinden itibaren kar yağışının etkisi olması nedeniyl...

Memurun Yılbaşı Tatili Uzadı

Memurun Yılbaşı Tatili Uzadı

Hükümetten memuru sevindirecek haber geldi. Yılbaşı tatili uzadı, kamu...

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Rahmi YARAN Bağcılarda

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Rahmi YARAN Bağcılarda...

İstanbul il müftüsü Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle B...

Bayramlaşma Bağcılar Halk Sarayı’nda gerçekleşti

Bayramlaşma Bağcılar Halk Sarayı’nda gerçekleşti...

Bağcılar Halk Sarayı’nda gerçekleşen bayramlaşma programında konuşan B...

Prof. Dr. Necmettin Erbakan ve 28 Şubat Süreci gerçekleri

Prof. Dr. Necmettin Erbakan ve 28 Şubat Süreci ger...

AK Parti 23.Dönem Milletvekili ve 28 Şubat mağdurlarının avukatlığını ...

Beşiktaş Platformu'ndan Başkan Çağırıcı'ya Ödül

Beşiktaş Platformu'ndan Başkan Çağırıcı'ya Ödül...

"Beşiktaş Platformu Genç Profesyoneller” tarafından düzenlenen ve...

BBP Bağcılar İlçe Başkanı Bayram Mesajı yayınladı

BBP Bağcılar İlçe Başkanı Bayram Mesajı yayınladı...

BBP Bağcılar İlçe Başkanı Sinan Avcı Kurban Bayramı dolaysıyla bir mes...

Doların ateşini söndürecek tedbirler alınıyor

Doların ateşini söndürecek tedbirler alınıyor...

Başbakan Davutoğlu, "Doların yükselmesi sadece Türkiye'deki tartışmalara bağlanamaz. Dolardaki ...

Yeni İş Fikirleri ve Girişimcilik konulu program yoğun ilgi gördü

Yeni İş Fikirleri ve Girişimcilik konulu program y...

Bağcılar Belediyesi Kadın ve Aile Merkezi’nde düzenlenen “Yen İş Fikirleri ve Girişimcilik” konulu p...

Yeni Yılda Sıgara ve Alkole Zam Geldi

Yeni Yılda Sıgara ve Alkole Zam Geldi

Türkiye yeni yıla yeni zamlarla girdi. Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, alkollü içkiler, siga...

Bağcılar'da 1394 riskli yapı, konut ve işyerinin yıkımı gerçekleştirildi

Bağcılar'da 1394 riskli yapı, konut ve işyerinin y...

Bağcılar’da Kentsel Dönüşüm Projesi ilçe sakinlerinin % 100 desteğiyle...

Sağlıksız Kentleşmenin Bedeli Acı olur

Sağlıksız Kentleşmenin Bedeli Acı olur

Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, sağlıksız kentleşmenin acı ...

Bağcılar Lale ve Sümbüllerle Bezenecek

Bağcılar Lale ve Sümbüllerle Bezenecek

Selçuklular ve Osmanlılardan günümüze kadar gelen naz ile büyütülen la...

Belediye Kar ve Buzlanmaya Karşı Önlem Aldı

Belediye Kar ve Buzlanmaya Karşı Önlem Aldı

Bağcılar'da kış mevsiminin gelmesiyle birlikte beklenen ilk kar yağışı...

Güneşli Meydan'da ters yönden giren otomobil kaza yaptı

Güneşli Meydan'da ters yönden giren otomobil kaza ...

Güneşli Meydan'da ters kavşaktan girmek isteyen otomobil kamyonetle ça...

12 yılda 110 milyar liralık yatırım

12 yılda 110 milyar liralık yatırım

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, AK Parti iktid...

Bitkisel Kür ile Panik Ataktan Kurtulun

Bitkisel Kür ile Panik Ataktan Kurtulun

İbrahim Saraçoğlu depresyon ve panik atak hastalar...

Mers Virüsü Ülkemizi tehdit ediyor

Mers Virüsü Ülkemizi tehdit ediyor

Mers Virüsü ülkemizi tehdit ediyor. Son günlerde İ...

Çınar ve Sancaktepe Mahallesi'ne Sağlık Ocağı

Çınar ve Sancaktepe Mahallesi'ne Sağlık Ocağı...

Bağcılar Belediyesi, ilçe sakinlerinin sağlığını g...

Aile içi şiddet ortamında büyüyen çocuklarda görülebilecek olumsuzlukları şöylece özetleyebiliriz:

I. Ya aşırı içe kapanık, ya da tam tersi; dik kafalı, haylaz, yaramaz ve saygısız tavır geliştirirler.

II. Okul başarıları düşer.

III. Hayat başarıları ve sosyal ilişkileri alabildiğine kötü etkilenir.

IV. Kişilik bozuklukları gösterebilirler. (Yetersiz kişilik, Agresif kişilik, Psikopatik kişilik gibi.)

V. Uyuşturucu, alkol ve sigara gibi kötü alışkanlıklara meyilli olurlar.

VI. Cinsel sapıklılara düşebilirler

VII. Şiddete meyilli olurlar

VIII. Sağlıklı bir tanrı fikri benimsemede zorlanırlar.

Aile içindeki bu şiddetten, en az anneleri kadar kötü etkilenenler çocuklardır. Kavga eden eşlerin, aşağılanan ve dayak yiyen annenin yanında yetişen çocukların hayatı kararır.

Kocası tarafından ihmal edilmiş, aşağılanmış ve şiddete maruz kalmış annenin hırpalayarak yetiştirdiği çocukların kendileri de şiddete meyilli hale gelir. Bu, onların ileriki hayatlarında, eş ve çocuklarına karşı hırçın davranışlarının zeminini oluşturan önemli bir sebeptir.

Şiddete maruz kalan kadının, o andan sonraki yaşamı etkilenir, ama şiddet ortamında büyüyen çocuklar, tüm hayatları boyunca bunun sıkıntısını çekerler.

Çocukların geleceği ve dolayısıyla böyle çocukların çokluğu oranında toplumun geleceği kararır. Bu, ciddi ciddi üzerinde durulması ve tedbirler alınması gereken bir husustur. Çünkü, maalesef, "çocuklar ve kadınla ilgili araştırmalar, aile ortamında akıl almaz ölçüde şiddet bulunduğunu gösteriyor." (95)

Sevgisiz Büyüyen Zor Sever

"Çocukluğunda sevgiye doymamış insanın dengeli bir kişilik geliştirmesi de başkalarını sevmesi de olanaksızdır. Kişi yeterince almadığını başkaları ile paylaşamaz.

Çocuklukta sevginin anne baba gibi bir iki kaynaktan alınması önemlidir. Ayrıca sevgi ilişkisi sürekli olmalıdır. Çok değişik kişilerden gelen sevgi doyurucu olmaz. Sevgi gereksinimi çok değişik kişilerden ve düzensiz olarak karşılayan bir çocuk, güven duygusu geliştiremez. Akrabalar arasında elden ele gezen çocuklar, sevilseler de doyumsuz kalırlar. Sevgi konusunda bir başka gerçek daha vardır ki, o da sevilme gereksiniminin ömür boyu sürüdüğüdür. Sevgi açlık ve susuzluk gibi sürekli doyurulmak istenen bir duygudur. Hayatta sevgi yerine geçecek onun boşluğunu dolduracak başka bir şey gösterilemez. Ana kucağındaki yavru da seksen yaşına belmiş biri de onsuz edemez.

İlk yaştan başlayarak anadan alınan sevgi gelişerek ve çevreye yayılarak zenginleşir. Azalmadan, biçim değiştirerek sürüp gider." (96)

Sevgisiz büyüyen çocuklar çevresi ile sağlıklı, güvenli ve dengeli ilişkiler geliştirmekte zorlanır. Bunlar, büyüdükçe anne babadan uzaklaşmakla kalmaz, toplumla kaynaşmakta da zorlanır.

Bu annenin ıstırapla bağrının yandığı gecede, inançlı ve idealist olmakla övünen pek çok insan rahat döşeklerinde tatlı hülyalara dalmak üzeredir.

Halbuki bir zamanlar, gerçek idealistler denizaşırı ülkelerin çocuklarını bile kurtarmayı kendilerine misyon bilmişlerdi. J.B. de Halde, 1735’te Paris’te yayınlanan eserinin bir bölümünde Çin gibi uzak doğu ülkelerinde Müslümanların inançlarını yaymak için çocuklarını besleyemeyen fakir Mecusilerin çocuklarını ailelerine paralar da vererek aldıklarını ve onları İslam inancı üzere yetiştirdiklerini anlatır. Bu durum daha sonraki zamanlarda da devam etmişti.

“Şan-Tung havalisinde büyük kayıplara sebep olan bir kıtlıkta on binin üzerinde çocuk satın almışlar, onları yetiştirmiş, daha sonra da evlendirerek şehirlerde evler inşa etmiş, köyler kurmuşlardı.

1790 senesinde Kwan-Toung havalisi kıtlık yüzünden kırıldığı zaman Müslümanlar, çocuklarına bakamayacak kadar aciz ve fakir duruma düşen ailelerden binlerce çocuk satın almış ve İslam dini üzere yetiştirmişler. 1900 senesinde Çinliler tarafından Hıristiyanların katli ile sonuçlanan ayaklanmalar sırasında yetim kalan çocuklar yine satın alınarak yetiştirilmişlerdi.”(97)

Şimdinin idealistleri ise Müslüman Türk çocuklarının Hıristiyan misyonerler tarafından Hıristiyanlaştırılmakta olduklarından şikayetçi olmakla yetinirler.

Şiddet, Çocuğu; Pasif, Kişiliksiz ve İkiyüzlü Yapar

Şiddet altında ürkütücü bir otorite figürü ile karşı karşıya kalmış çocuk, ileride birbirinden farklı birçok normal dışı davranışlar sergilemeye namzettir.

Zihinleri, otoriteye karşı ürkütücü imajlarla dolu olarak yetişen kişilerin bir kısmı bütün gücü temsil eden otoriteler karşısında çekingen, pasif ve ürkek bir tavır sergilerler. Şiddete maruz kalan insanlarda daha yaygın olarak gözlenen etki budur.

Yöneticiler karşısında genel bir tavır halinde gözlenen ürkekliğin ve "sorgulamadan itaat etme" kültürünün temelini teşkil eden sebeplerden biri ve belki başta geleni bu olsa gerektir.

Korku üzerine kurulu otorite figürü ile beyinleri köleleşmiş kişiler, zorba bir otorite ile karşı karşıya kaldıklarında iğrenç bir yaltaklanma da sergileyebilirler. Bunlar, yönetimin hışmından ve şerrinden korunmak ve menfaatlerini sürdürmek için ikiyüzlülüğü kendilerine uygun bir yöntem olarak benimsemişlerdir.

Şiddet; Psikopat ve Terörist Gençler Üretir

Şiddet ortamında büyüyenlerden bazılarının, pasif ve yaltakçı bir kişilik geliştirmesine karşılık, yetenekleri uygun olanlar ise, bu şuuraltı birikim ile bütün otoritelere karşı negatif ve saldırgan bir tutum içine girebilirler.

Böyle bir genç, anne babasından öğretmenine, amirinden Tanrısına kadar otoriteyi temsil ve ifade eden her makama karşı dik kafalı, isyankar bir tavır içindedir. Bunlardan bir kısmı okul çetelerine, bazıları da toplumun geleneksel kültür örgüsü ve otoritelere karşı antisosyal gruplara katılarak, böylece isyankar duygularını tatmin etme yolunu bulurlar. Bu tavrın en üst ifadesi de terörist örgütlere katılarak, topluma ve yasal düzene karşı savaşmaktır.

Bunlar, babalarına karşı olan hınçlarını toplumdan çıkarırlar.

Hanımına ve çocuklarına şiddet gösteren baba ve çocuklarını korku ile terbiye etmeye çalışan anne; pısırık, pasif, kişiliksiz bir fert ya da bir psikopat terörist yetiştirmekte olduklarının farkında değillerdir. Onlar, bunun acısını yıllar sonra çekerler, ama acılarının sebebinin kendileri olduğunun farkında değillerdir.

Şiddet, Otoriteden; Baba’dan ve Tanrı’dan Soğutur

Şiddete maruz kalan ve korku ile büyütülen çocuklar üzerinde, onların kişiliklerini derinden etkileyen izler oluşur. İleriki hayatları bu menfi ortamın yıkıcı tesirinden kolay kolay kurtulamaz.

Çocuğun psikolojik gelişiminde en önemli hususlardan biri ve belki başta geleni "beminseme" olgudur. Özellikle de otorite benimsemesi! Bu, onun tüm sosyal ilişkilerini ve başarılarını etkileyecek derecede önem arz eder.

Otorite benimsemesi babadan yaratıcıya uzanan bir seyir takip eder. Somut olarak baba, soyut olarak da Tanrı otoritesi ile ilgili ilk telkin ve intibalar çocukluk çağlarında kişiliğe sinerek, hayat boyu sürer.

Tanrı fikrinin yerleşmesi konusunda en etkin kişi annedir.

Anne, sevgi üzerine değil de korku ve tehdide dayalı bir otorite telkininde bulunursa, çocuğa büyük kötülük yapmış olur. Özellikle çocuğa, kendisini saydıramayan anne, onu korkutmak için böyle bir yola başvurur. Çocuk en müsait çağında, sevgi ve güvene dayalı olumlu bir tanrı fikri ile tanışması gerekirken, tam tersi bir şekilde; yıkan, yakan, azap eden, ürkütücü, soğuk, olumsuz bir tanrı telkini ile karşı karşıya kalınca her şey ters gelişmeye başlar.

Esas amacı çocuğu üzerinde otorite kurmak olan anne, amacına ulaşmak için, "öcü çağırma" yada babasına söylemeyle başlattığı tehdidini, Tanrı ile korkutmaya kadar vardırır.

"Onu yapma!", "şunu elleme!", "öyle deme!", "Kur'an seni çarpar!", "Cehennemde yanarsın!", "Allah gözünü kör etsin!", "Allah seni kahretsin!" gibi tehdit ve telkinler, Yaratıcı Kudret ile ilgili ilk imajı oluşturur. Baba da; ceza veren, şiddet uygulayan, döven biri ise, annenin telkinleri ile çocuğun gözünde baba, Tanrı ve öcü eş anlamlı hale gelir.

Bu öyle bir şartlanma oluşur ki; şiddet, ceza ve Cehennemle birlikte birçok ürküntü verici duyguları çağrıştıran “baba”, “din” ve “Allah” kelimesi her anıldığında stres yükler. İnsanların ekserisinin, Kur'an'dan, dinden ve Allah'tan bahsedildiğinde huzursuz olmalarının ardında, aile içi şiddet ve korkuya dayalı bu tarz bir Tanrı fikrinin telkin edilmiş olması yatar.

Halbuki, gerçekte Tanrı, öylesine "çok seven ve sevilen"dir ki, 99 ismi arasında Kur'an'ın ifadesi ile "Vedud=en çok seven ve sevilen" olarak isimlendirilir. Körpecik dimağı ile çocuğun da, öncelikle Yaratıcı'yı bu vasfı ile bilmeye ihtiyacı vardır. Onun sağlıklı gelişimini ve özgüvenini sevgi üzerine kurulu bir otorite benimsemesi sağlayacaktır. Baba otoritesi de sevgi duygusu üzerine kurulmalı, İlah inancı da..!

Çocuk için en büyük soyut otoriteyi "Tanrı" ve en yakın somut gücü "baba" temsil eder. Büyümek ve olgunlaşmak için, dengeli ve sağlıklı bir ruh hali geliştirmek için anneden alınması gereken sevgi yanında, babadan gelecek sevgiye dayalı güven duygusuna ihtiyaç vardır. Böyleyken, babadan sevgi yerine şiddet ve korku gelirse, çocukta, baba ve onun şahsında tüm otoritelere karşı ve en üstte Tanrıya yönelen negatif duygular oluşur.

İyi analiz edilirse görülür ki, çoğu zaman, dinden ve Allah sevgisinden uzak kalmanın temelinde baba otoritesine karşı duyulan nefret yatar. Çünkü, babasına nefret duyarak büyüyen kişide, babasının şahsında tüm otoritelere karşı ve en büyük otorite olan Tanrıya ve Tanrıdan gelene karşı da nefret ve ürküntü duygusu geliştirir.

Denebilir ki; ‘babasını inkar eden, Tanrısını; Tanrısını inkar eden, babasını inkar etmektedir.’

Şiddet ya Ateist ya da Müşrik Yapar

Şiddet ve korkutucu Tanrı fikrinin meydana getireceği anksiyete karşısında gelişen bir tavır da inkar (negasyon) mekanizmasını kullanmaktır. Tanrıyı, inkar ederek, yok farz ederek cezalandırılma korkusunun meydana getirdiği sıkıntı ve nahoş duyguların etkisinden kurtulmak, ateist olmak!

Kişinin kafasında asla inkar edemeyeceği ve savaşamayacağı ölçüde büyük ama olumsuz bir tanrı fikri oluşmuşsa, o zaman bu çok güçlü ve reddi mümkün olmayan Tanrıya karşı kendisine yardım edecek, onu bu Tanrının elinden kurtaracak, bir “yardımcı, aracı ilah”a ihtiyaç duyar.

Bu, kişiye sevgi gösterebilecek herhangi bir şahıs, bir lider, sevgili hatta bir genel kadın olabileceği gibi; cinselliğin, sıra dışı gençlik gruplarının, uyuşturucu kullanımının ya da "uç" inançların öne çıkarıldığı bir cemaat, tarikat, örgüt ve toplum dışı sapık bir grup da olabilir. Kişiliği tamamen pasifize eden bu sığınma olgusu, şahsın sığındığı yeri ya da objeyi hayatı pahasına müdafaa ettirir. Onsuz yaşamın asla düşünülemeyeceği bir haleti ruhiye oluşturur. Bu ise nihai tahlilde sığınılanı, bir “kurtarıcı ilah” edinmekten başka bir şey değildir.

Cezalandırmak için fırsat kollayan, hınç dolu bir Tanrının gazabından kurtaracak, aralarını düzeltecek, barıştıracak bir vasıta, aracı, yardımcı bulduğuna inanan kimseyi, bu yardımcı tanrılardan soğutmak, koparmak kolay olmaz. Çünkü onlardan uzaklaşmak, onlarsız kalmak "korkunç Tanrı"nın gazabı ile doğrudan karşılaşmak demek olur ki, bunu hayal etmek bile kolay değildir.”(98)

Şiddet, Felaketlere İmza Atmaktır

Aile içi şiddetin çocuklar üzerinde meydana getireceği etkiyi ve bu etkinin oluşturacağı sonuçları ifade edecek tek kelime “felaket”tir. Bir baba, çocuklarına karşı elini kaldırdığında, çocuklarının gözü önünde annelerini dövdüğünde, bilmesi gerekir ki, anneye ve çocuklara uzanan o el; hem evlatları, hem kendisi, hem de toplum için büyük felaketlere imza atıyor.

Gelecekte; uyuşturucu kullanan tinerci bir çocuk, yediği dayakların ve aşağılanmanın acısını toplumdan çıkarmaya çalışan bir psikopat, riskler ve tehlikeler karşısında kararsız, ürkek ve kişiliksiz bir adam, sevilmeyen ve sevmeyi de bir türlü başaramayan, karamsar, mutsuz ve intiharın eşiğinde bir genç kadın! Ve kim bilir daha neler!

Canlı bombalar, Mavi Çarşı yangınları, İkiz kulelerin bilmem kaçıncı katında Sabancı cinayeti..!

Yemek yediği ve yatak serip yattığı betonun altında cesetler gömülen hücre evleri! Ramazan sofrasında iftara beş kala tüfekle işlenen anne, baba ve abla cinayetleri..!

Soygunlar, ırza geçmeler, terör örgütleri, alkol, uyuşturucu ve daha nice zincirleme felaketler...!

Hepsi ve dahası..!

Ve belki sonunda gözünü kırpmadan babasının boğazını kesen evlat!

Evde hanımına ve çocuklarına karşı şiddet uygulayan baba, bütün bu felaketlerin altına imza atmış olduğunu bilmez bile..!

________________________

(94) J.B.Villalta, Atatürk, çev.Em.Kur.Albay Fati Özsu, Kültür Bakanlığı yay. Ank. 1982, s.13

(95) Yves Michaud, age, s.87

(96) Prof.Dr.Atalay Yörükoğlu, age, s.183

(97)T.W.Arnold, İntişar-ı İslam Tarihi, Akçağ yayınları, Ank. 1982, s.308

(98) Dr.H.Kalyoncu, M.Güngör ve ark. Sevgisiz Olmaz, s.72

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Hergün 180 öğrenci üniversiteleri geziyor

Hergün 180 öğrenci üniversiteleri geziyor

Üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin tercih...

Bağcılar'da Eğitime 1 gün ara verildi

Bağcılar'da Eğitime 1 gün ara verildi

İstanbul Valiliği, bugün beklenen kar yağışından d...

Furkan TÜBİTAK hazırlık kursuna katılma hakkı kazandı

Furkan TÜBİTAK hazırlık kursuna katılma hakkı kaza...

Bağcılar Belediyesi Enderun Yetenekli Çocuklar Mer...

Kazım Karabekir Paşa'yı kızı anlatacak

Kazım Karabekir Paşa'yı kızı anlatacak

Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir...

Hazreti Mevlana, vefatının 741. Yılında “Hz. Mevlana Kalbe Düşünce” adlı programla anıldı

Hazreti Mevlana, vefatının 741. Yılında “Hz. Mevla...

Şeb-i Arus Haftası münasebetiyle düzenlenen “Hz. Mevlana Kalbe Düşünce...

Mevlana Celaleddin-i Rumi Bağcılar'da anılacak

Mevlana Celaleddin-i Rumi Bağcılar'da anılacak

Yaşadığı dönemde kişiliği, eserleri ve manevi zenginliğiyle tüm İslam ...

Kanal D 'den yeni bir dizi ''Hayat Yolunda''..

Kanal D 'den yeni bir dizi ''Hayat Yolunda''..

Kanal D yeni bir dizi ile izleyicilerinin karşısına çıkmaya hazırlanıy...

Lokman Çağırıcı, Giresunlu üniversiteli gençlerle bir araya geldi

Lokman Çağırıcı, Giresunlu üniversiteli gençlerle ...

Üniversiteli öğrencilere sosyal belediyeciliği anl...

Bağcılar Meydanda 8. Geleneksel Hamsi Şöleni

Bağcılar Meydanda 8. Geleneksel Hamsi Şöleni

Bağcılar Meydanı’nda düzenlenen 8. Geleneksel Hams...

GÜÇLÜDER “KAD” Konferansı Düzenledi

GÜÇLÜDER “KAD” Konferansı Düzenledi

Bağcılarda faaliyet gösteren Güçlü Sosyal Gelişim ...

Bağcılar Meydan TV

Okuyucudan Galya Fatihi Atilla'ya yoğun ilgi

Okuyucudan Galya Fatihi Atilla'ya yoğun ilgi

Tarihi ve siyasi romanlarıyla tanınan gazeteci - Y...

28 Şubat, İslam’ı azaltma operasyonudur

28 Şubat, İslam’ı azaltma operasyonudur

Gazeteci- Yazar Ahmet Taşgetiren ‘’Adanmış Ömürler...

Spastik engelli Talha Yıldız Polisiye Roman yazmak istiyor

Spastik engelli Talha Yıldız Polisiye Roman yazmak...

Spastik engelli Talha Yıldız: “Agatha Christie gib...

Bölge

İstanbul'da tüm birimler 5 bin personel ile teyakkuzda

İstanbul'da tüm birimler 5 bin personel ile teyakk...

Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve AKOM meteoroloji biriminin ta...

Yerel Yönetimlerde Kültür - Sanat Çalıştayı yapıldı

Yerel Yönetimlerde Kültür - Sanat Çalıştayı yapıld...

Kültür ve sanat çalışmalarını daha da güçlendirmeyi hedefley...

Türkiye

Üşüyorum, Yardım Edin kampanyasına yoğun ilgi

Üşüyorum, Yardım Edin kampanyasına yoğun ilgi...

AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nın koordinatörlüğünde başla...

Bağcılarda Uluslararası İslam Üniversitesi kurulmalı

Bağcılarda Uluslararası İslam Üniversitesi kurulma...

Bağcılar’da geçtiğimiz yaz döneminde 30 bin öğrenci Kur’an-ı...

Dünya

Hocalı Katliamı gerçekleri panelde anlatıldı

Hocalı Katliamı gerçekleri panelde anlatıldı

Doç. Dr. Caner Arabacı, “Hocalı katliamını Azeri ve Ermeni ç...

Willy Toledo'dan Paris Katliamı Değerlendirmeleri

Willy Toledo'dan Paris Katliamı Değerlendirmeleri...

Charlie Hebdo saldırıları sonrası bir isim vardı ki yaptığı ...

Yazarlar ve Makaleler



Teknoloji - Bilişim

Televizyon ve Radyolarda Türksat 4A Dönemi Başladı

Televizyon ve Radyolarda Türksat 4A Dönemi Başladı

2016 yılından itibaren Türksat 2A haberleşme uydusunun ömrü biteceğinden, bu uydudaki yayınlar, Türk...

iCloud Nasıl Hacklendi?

iCloud Nasıl Hacklendi?

Apple'ın bulut hizmeti iCloud, hackerlar tarafından saldırıya uğrayarak birçok ünlü ismin hesabının ...

WhatsApp’dan Görüntülü Konuşabileceksiniz

WhatsApp’dan Görüntülü Konuşabileceksiniz

WhatsApp kullanıcılarına görüntülü konuşma müjdesi. Akıllı telefon kullanıcılarının en çok beğenip k...

  • sezer
    Bu sistem kesinlikle bizden olanlar ve bizden OLMAYANLAR ANLASILIYOR.. Son derece bir zulüm ve ...

    Devamını oku...

     
  • halime sarıkaya
    Kurs kayıtları nezeman başlıyor

    Devamını oku...

     
  • MUAMMER
    kardeşimin ölümünü öğrenmiş bulunuyorum allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun

    Devamını oku...

     
  • recep tayip erdogan
    onun dürüs olduğuna inanıyorum hiç hayatımda bu kadar birisinin kazanmasını istemedim tayip erdoganın ...

    Devamını oku...