Salı, 03 May 2016
Bağcılar'da Kutlu Doğum Haftası coşkuyla kutlandı

Bağcılar'da Kutlu Doğum Haftası coşkuyla kutlandı

“Hz. Peygamber (S.A.V) 1445 Yaşında” İslam Peygamberi Hz.Muhammed’in (s.a.v) dünyaya teşrif edişinin 1445’inci yılı münasebetiyle Bağcılar’da “Tevhid ve Vahdet”...

Anneler Gününde binlerce sümbül dağıtıldı

Anneler Gününde binlerce sümbül dağıtıldı

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, tüm yurtta olduğu gibi Bağcılar’da da zengin içerikli ve anlamlı programlarla kutlandı. Bağcılar...

Bağcılarlı Kadınlar Çocuk Gelişimi Sertifikası aldı

Bağcılarlı Kadınlar Çocuk Gelişimi Sertifikası aldı

Bağcılar Belediyesi ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ortaklaşa düzenlediği 4-6 Yaş Çocuk Gelişimi Kursu’nun ilk dönemini başarıyla tamamlayan...

Bağcılar Belediyesi 2015 Faaliyet Raporu kabul edildi

Bağcılar Belediyesi 2015 Faaliyet Raporu kabul edi...

Bağcılar Belediyesi 2015 Faaliyet Raporu, Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantı sonucunda meclis üyeleri tarafından kabul edildi. Bağcılar Belediyesi Meclis Toplantısı,...

Belediye Personeline İş Güvenliği Eğitimi Verildi

Belediye Personeline İş Güvenliği Eğitimi Verildi...

Bağcılar Belediyesi 552 personeline İş Sağlığı ve İş Güvenliği ile ilgili olarak yangın, tahliye, kurtarma, acil durum ve...

Bağcılar Kamu Ramazan Bayramını Meydan'da halkla kutladı

Bağcılar Kamu Ramazan Bayramını Meydan'da halkla k...

Bağcılar’da Osmanlı döneminden günümüze kadar ulaşan ramazan ayı gelenek ve görenekleri Bağcılar’da yaşatıldı. Mübarek ay boyunca oruçlarını tutan,...

Turgut Özal, vefatının 23.yılında Bağcılar’da düzenlenen panelde anıldı

Turgut Özal, vefatının 23.yılında Bağcılar’da düzenlenen panelde anıldı

Eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Celal Güzel, merhum 8. Cumhurbaşkanı Özal’ın, şehit olduğunu belirterek, “ ‘Sıhhati iyi değildi...

AK Parti en çok oyu yine Bağcılar'dan aldı

AK Parti en çok oyu yine Bağcılar'dan aldı

1 Kasım 2015 Genel Seçimleri'nde AKP'ye İstanbul'un 39 ilçesinde en çok oy yine Bağcılar'dan çıktı.Bağcılar seçmeni 3. bölgeden...

Başbakan Davutoğlu Engelliler Sarayı’nı Ziyaret Etti

Başbakan Davutoğlu Engelliler Sarayı’nı Ziyaret Etti

Başbakan Ahmet Davutoğlu, eşi Sare Davutoğlu ile birlikte ziyaret ettiği Bağcılar Belediyesi Engelliler Sarayı’na övgüler yağdırdı. Engelliler Sarayı’ndaki...

Merkez Bankasından faiz indirimi beklentisi

Merkez Bankasından faiz indirimi beklentisi

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Vedat Demiröz, iş dünyasının faiz indirimi beklediğini belirterek, "Merkez Bankası...

Fitch Türkiye Kredi Notu Değerlendirme Sonuçları

Fitch Türkiye Kredi Notu Değerlendirme Sonuçları

Bir hafta boyunca ekonominin merakla beklediği kredi derecelendirme notu Fitch tarafından açıklandı. Kapitalist sistemin...

Yeşilay'dan bağımlılıkla mücadeleye profesyonel destek hattı

Yeşilay'dan bağımlılıkla mücadeleye profesyonel destek hattı

Yeşilay'ın, uzman psikologlarla yönlendirme yaptığı YEDAM telefonla danışmanlık hattını en çok bağımlı yakınları arıyor. YEDAM'da...

İGİAD; Terör Ayrışmayı Değil Birliğimizi Tahkim Edecektir!

İGİAD; Terör Ayrışmayı Değil Birliğimizi Tahkim Edecektir!

Şehitlerimizin ve Gazilerimizin ardından Dağlıca‘da askere, Iğdır'da polise karşı kurulan hain pusular sonucu gelen şehit...

G20 YEA Genç Girişimciler İttifakı İstanbul Zirvesi dünyayı kucakladı

G20 YEA Genç Girişimciler İttifakı İstanbul Zirvesi dünyayı kucakladı

Gençlerin dünyası G20’den ibaret değil TÜGİAD’ın ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen G20 YEA Genç Girişimciler İttifakı zirvesi...

Bağcılara Otoparklı Camiler İnşa Ediliyor

Bağcılara Otoparklı Camiler İnşa Ediliyor

Bağcılar Belediyesi tarafından Yavuz Selim Mahallesi’nde inşa edilecek...

Göztepe Mahallesine Yüzme Havuz ve Buz Pisti

Göztepe Mahallesine Yüzme Havuz ve Buz Pisti

Bağcılar Belediyesi tarafından projelendirilen Göztepe Mahallesi’ndeki...

Bağcılar'da 1394 riskli yapı, konut ve işyerinin yıkımı gerçekleştirildi

Bağcılar'da 1394 riskli yapı, konut ve işyerinin y...

Bağcılar’da Kentsel Dönüşüm Projesi ilçe sakinlerinin % 100 desteğiyle...

Bağcılar’dan Bakırköy’e 13,5 dakikada gidilecek

Bağcılar’dan Bakırköy’e 13,5 dakikada gidilecek...

Kentsel Dönüşüm ile birlikte yeni yaşam alanlarıyla sosyal ve kültürel...

Bayramda yola çıkacaklara uyarı

Bayramda yola çıkacaklara uyarı

Ramazan Bayramını İstanbul dışında geçireceklere önemli uyarı geldi. B...

İstanbullulara Bayram Müjdesi

İstanbullulara Bayram Müjdesi

İstanbul’da bayramlarda toplu taşıma araçlarında uygulanan yüzde 50 in...

Güneşli Mahallesine Semt Polikliniği açıldı

Güneşli Mahallesine Semt Polikliniği açıldı

İnşaatı tamamlanarak hizmete sunulan Bağcılar İlçe Sağlık Merkezi ve Mustafa Dinç Semt Polikliniği ilçeye ayrı...

Uyuşturucu Bağımlılarına Hizmet Hattı Açıldı

Uyuşturucu Bağımlılarına Hizmet Hattı Açıldı

Yeşilay'ın, İstanbul Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle kuracağı "Yeşilay Danışmanlık Merkezi" (YEDAM) sayesinde uyuşturucu madde bağımlıları ve...

Aile içi şiddet ortamında büyüyen çocuklarda görülebilecek olumsuzlukları şöylece özetleyebiliriz:

I. Ya aşırı içe kapanık, ya da tam tersi; dik kafalı, haylaz, yaramaz ve saygısız tavır geliştirirler.

II. Okul başarıları düşer.

III. Hayat başarıları ve sosyal ilişkileri alabildiğine kötü etkilenir.

IV. Kişilik bozuklukları gösterebilirler. (Yetersiz kişilik, Agresif kişilik, Psikopatik kişilik gibi.)

V. Uyuşturucu, alkol ve sigara gibi kötü alışkanlıklara meyilli olurlar.

VI. Cinsel sapıklılara düşebilirler

VII. Şiddete meyilli olurlar

VIII. Sağlıklı bir tanrı fikri benimsemede zorlanırlar.

Aile içindeki bu şiddetten, en az anneleri kadar kötü etkilenenler çocuklardır. Kavga eden eşlerin, aşağılanan ve dayak yiyen annenin yanında yetişen çocukların hayatı kararır.

Kocası tarafından ihmal edilmiş, aşağılanmış ve şiddete maruz kalmış annenin hırpalayarak yetiştirdiği çocukların kendileri de şiddete meyilli hale gelir. Bu, onların ileriki hayatlarında, eş ve çocuklarına karşı hırçın davranışlarının zeminini oluşturan önemli bir sebeptir.

Şiddete maruz kalan kadının, o andan sonraki yaşamı etkilenir, ama şiddet ortamında büyüyen çocuklar, tüm hayatları boyunca bunun sıkıntısını çekerler.

Çocukların geleceği ve dolayısıyla böyle çocukların çokluğu oranında toplumun geleceği kararır. Bu, ciddi ciddi üzerinde durulması ve tedbirler alınması gereken bir husustur. Çünkü, maalesef, "çocuklar ve kadınla ilgili araştırmalar, aile ortamında akıl almaz ölçüde şiddet bulunduğunu gösteriyor." (95)

Sevgisiz Büyüyen Zor Sever

"Çocukluğunda sevgiye doymamış insanın dengeli bir kişilik geliştirmesi de başkalarını sevmesi de olanaksızdır. Kişi yeterince almadığını başkaları ile paylaşamaz.

Çocuklukta sevginin anne baba gibi bir iki kaynaktan alınması önemlidir. Ayrıca sevgi ilişkisi sürekli olmalıdır. Çok değişik kişilerden gelen sevgi doyurucu olmaz. Sevgi gereksinimi çok değişik kişilerden ve düzensiz olarak karşılayan bir çocuk, güven duygusu geliştiremez. Akrabalar arasında elden ele gezen çocuklar, sevilseler de doyumsuz kalırlar. Sevgi konusunda bir başka gerçek daha vardır ki, o da sevilme gereksiniminin ömür boyu sürüdüğüdür. Sevgi açlık ve susuzluk gibi sürekli doyurulmak istenen bir duygudur. Hayatta sevgi yerine geçecek onun boşluğunu dolduracak başka bir şey gösterilemez. Ana kucağındaki yavru da seksen yaşına belmiş biri de onsuz edemez.

İlk yaştan başlayarak anadan alınan sevgi gelişerek ve çevreye yayılarak zenginleşir. Azalmadan, biçim değiştirerek sürüp gider." (96)

Sevgisiz büyüyen çocuklar çevresi ile sağlıklı, güvenli ve dengeli ilişkiler geliştirmekte zorlanır. Bunlar, büyüdükçe anne babadan uzaklaşmakla kalmaz, toplumla kaynaşmakta da zorlanır.

Bu annenin ıstırapla bağrının yandığı gecede, inançlı ve idealist olmakla övünen pek çok insan rahat döşeklerinde tatlı hülyalara dalmak üzeredir.

Halbuki bir zamanlar, gerçek idealistler denizaşırı ülkelerin çocuklarını bile kurtarmayı kendilerine misyon bilmişlerdi. J.B. de Halde, 1735’te Paris’te yayınlanan eserinin bir bölümünde Çin gibi uzak doğu ülkelerinde Müslümanların inançlarını yaymak için çocuklarını besleyemeyen fakir Mecusilerin çocuklarını ailelerine paralar da vererek aldıklarını ve onları İslam inancı üzere yetiştirdiklerini anlatır. Bu durum daha sonraki zamanlarda da devam etmişti.

“Şan-Tung havalisinde büyük kayıplara sebep olan bir kıtlıkta on binin üzerinde çocuk satın almışlar, onları yetiştirmiş, daha sonra da evlendirerek şehirlerde evler inşa etmiş, köyler kurmuşlardı.

1790 senesinde Kwan-Toung havalisi kıtlık yüzünden kırıldığı zaman Müslümanlar, çocuklarına bakamayacak kadar aciz ve fakir duruma düşen ailelerden binlerce çocuk satın almış ve İslam dini üzere yetiştirmişler. 1900 senesinde Çinliler tarafından Hıristiyanların katli ile sonuçlanan ayaklanmalar sırasında yetim kalan çocuklar yine satın alınarak yetiştirilmişlerdi.”(97)

Şimdinin idealistleri ise Müslüman Türk çocuklarının Hıristiyan misyonerler tarafından Hıristiyanlaştırılmakta olduklarından şikayetçi olmakla yetinirler.

Şiddet, Çocuğu; Pasif, Kişiliksiz ve İkiyüzlü Yapar

Şiddet altında ürkütücü bir otorite figürü ile karşı karşıya kalmış çocuk, ileride birbirinden farklı birçok normal dışı davranışlar sergilemeye namzettir.

Zihinleri, otoriteye karşı ürkütücü imajlarla dolu olarak yetişen kişilerin bir kısmı bütün gücü temsil eden otoriteler karşısında çekingen, pasif ve ürkek bir tavır sergilerler. Şiddete maruz kalan insanlarda daha yaygın olarak gözlenen etki budur.

Yöneticiler karşısında genel bir tavır halinde gözlenen ürkekliğin ve "sorgulamadan itaat etme" kültürünün temelini teşkil eden sebeplerden biri ve belki başta geleni bu olsa gerektir.

Korku üzerine kurulu otorite figürü ile beyinleri köleleşmiş kişiler, zorba bir otorite ile karşı karşıya kaldıklarında iğrenç bir yaltaklanma da sergileyebilirler. Bunlar, yönetimin hışmından ve şerrinden korunmak ve menfaatlerini sürdürmek için ikiyüzlülüğü kendilerine uygun bir yöntem olarak benimsemişlerdir.

Şiddet; Psikopat ve Terörist Gençler Üretir

Şiddet ortamında büyüyenlerden bazılarının, pasif ve yaltakçı bir kişilik geliştirmesine karşılık, yetenekleri uygun olanlar ise, bu şuuraltı birikim ile bütün otoritelere karşı negatif ve saldırgan bir tutum içine girebilirler.

Böyle bir genç, anne babasından öğretmenine, amirinden Tanrısına kadar otoriteyi temsil ve ifade eden her makama karşı dik kafalı, isyankar bir tavır içindedir. Bunlardan bir kısmı okul çetelerine, bazıları da toplumun geleneksel kültür örgüsü ve otoritelere karşı antisosyal gruplara katılarak, böylece isyankar duygularını tatmin etme yolunu bulurlar. Bu tavrın en üst ifadesi de terörist örgütlere katılarak, topluma ve yasal düzene karşı savaşmaktır.

Bunlar, babalarına karşı olan hınçlarını toplumdan çıkarırlar.

Hanımına ve çocuklarına şiddet gösteren baba ve çocuklarını korku ile terbiye etmeye çalışan anne; pısırık, pasif, kişiliksiz bir fert ya da bir psikopat terörist yetiştirmekte olduklarının farkında değillerdir. Onlar, bunun acısını yıllar sonra çekerler, ama acılarının sebebinin kendileri olduğunun farkında değillerdir.

Şiddet, Otoriteden; Baba’dan ve Tanrı’dan Soğutur

Şiddete maruz kalan ve korku ile büyütülen çocuklar üzerinde, onların kişiliklerini derinden etkileyen izler oluşur. İleriki hayatları bu menfi ortamın yıkıcı tesirinden kolay kolay kurtulamaz.

Çocuğun psikolojik gelişiminde en önemli hususlardan biri ve belki başta geleni "beminseme" olgudur. Özellikle de otorite benimsemesi! Bu, onun tüm sosyal ilişkilerini ve başarılarını etkileyecek derecede önem arz eder.

Otorite benimsemesi babadan yaratıcıya uzanan bir seyir takip eder. Somut olarak baba, soyut olarak da Tanrı otoritesi ile ilgili ilk telkin ve intibalar çocukluk çağlarında kişiliğe sinerek, hayat boyu sürer.

Tanrı fikrinin yerleşmesi konusunda en etkin kişi annedir.

Anne, sevgi üzerine değil de korku ve tehdide dayalı bir otorite telkininde bulunursa, çocuğa büyük kötülük yapmış olur. Özellikle çocuğa, kendisini saydıramayan anne, onu korkutmak için böyle bir yola başvurur. Çocuk en müsait çağında, sevgi ve güvene dayalı olumlu bir tanrı fikri ile tanışması gerekirken, tam tersi bir şekilde; yıkan, yakan, azap eden, ürkütücü, soğuk, olumsuz bir tanrı telkini ile karşı karşıya kalınca her şey ters gelişmeye başlar.

Esas amacı çocuğu üzerinde otorite kurmak olan anne, amacına ulaşmak için, "öcü çağırma" yada babasına söylemeyle başlattığı tehdidini, Tanrı ile korkutmaya kadar vardırır.

"Onu yapma!", "şunu elleme!", "öyle deme!", "Kur'an seni çarpar!", "Cehennemde yanarsın!", "Allah gözünü kör etsin!", "Allah seni kahretsin!" gibi tehdit ve telkinler, Yaratıcı Kudret ile ilgili ilk imajı oluşturur. Baba da; ceza veren, şiddet uygulayan, döven biri ise, annenin telkinleri ile çocuğun gözünde baba, Tanrı ve öcü eş anlamlı hale gelir.

Bu öyle bir şartlanma oluşur ki; şiddet, ceza ve Cehennemle birlikte birçok ürküntü verici duyguları çağrıştıran “baba”, “din” ve “Allah” kelimesi her anıldığında stres yükler. İnsanların ekserisinin, Kur'an'dan, dinden ve Allah'tan bahsedildiğinde huzursuz olmalarının ardında, aile içi şiddet ve korkuya dayalı bu tarz bir Tanrı fikrinin telkin edilmiş olması yatar.

Halbuki, gerçekte Tanrı, öylesine "çok seven ve sevilen"dir ki, 99 ismi arasında Kur'an'ın ifadesi ile "Vedud=en çok seven ve sevilen" olarak isimlendirilir. Körpecik dimağı ile çocuğun da, öncelikle Yaratıcı'yı bu vasfı ile bilmeye ihtiyacı vardır. Onun sağlıklı gelişimini ve özgüvenini sevgi üzerine kurulu bir otorite benimsemesi sağlayacaktır. Baba otoritesi de sevgi duygusu üzerine kurulmalı, İlah inancı da..!

Çocuk için en büyük soyut otoriteyi "Tanrı" ve en yakın somut gücü "baba" temsil eder. Büyümek ve olgunlaşmak için, dengeli ve sağlıklı bir ruh hali geliştirmek için anneden alınması gereken sevgi yanında, babadan gelecek sevgiye dayalı güven duygusuna ihtiyaç vardır. Böyleyken, babadan sevgi yerine şiddet ve korku gelirse, çocukta, baba ve onun şahsında tüm otoritelere karşı ve en üstte Tanrıya yönelen negatif duygular oluşur.

İyi analiz edilirse görülür ki, çoğu zaman, dinden ve Allah sevgisinden uzak kalmanın temelinde baba otoritesine karşı duyulan nefret yatar. Çünkü, babasına nefret duyarak büyüyen kişide, babasının şahsında tüm otoritelere karşı ve en büyük otorite olan Tanrıya ve Tanrıdan gelene karşı da nefret ve ürküntü duygusu geliştirir.

Denebilir ki; ‘babasını inkar eden, Tanrısını; Tanrısını inkar eden, babasını inkar etmektedir.’

Şiddet ya Ateist ya da Müşrik Yapar

Şiddet ve korkutucu Tanrı fikrinin meydana getireceği anksiyete karşısında gelişen bir tavır da inkar (negasyon) mekanizmasını kullanmaktır. Tanrıyı, inkar ederek, yok farz ederek cezalandırılma korkusunun meydana getirdiği sıkıntı ve nahoş duyguların etkisinden kurtulmak, ateist olmak!

Kişinin kafasında asla inkar edemeyeceği ve savaşamayacağı ölçüde büyük ama olumsuz bir tanrı fikri oluşmuşsa, o zaman bu çok güçlü ve reddi mümkün olmayan Tanrıya karşı kendisine yardım edecek, onu bu Tanrının elinden kurtaracak, bir “yardımcı, aracı ilah”a ihtiyaç duyar.

Bu, kişiye sevgi gösterebilecek herhangi bir şahıs, bir lider, sevgili hatta bir genel kadın olabileceği gibi; cinselliğin, sıra dışı gençlik gruplarının, uyuşturucu kullanımının ya da "uç" inançların öne çıkarıldığı bir cemaat, tarikat, örgüt ve toplum dışı sapık bir grup da olabilir. Kişiliği tamamen pasifize eden bu sığınma olgusu, şahsın sığındığı yeri ya da objeyi hayatı pahasına müdafaa ettirir. Onsuz yaşamın asla düşünülemeyeceği bir haleti ruhiye oluşturur. Bu ise nihai tahlilde sığınılanı, bir “kurtarıcı ilah” edinmekten başka bir şey değildir.

Cezalandırmak için fırsat kollayan, hınç dolu bir Tanrının gazabından kurtaracak, aralarını düzeltecek, barıştıracak bir vasıta, aracı, yardımcı bulduğuna inanan kimseyi, bu yardımcı tanrılardan soğutmak, koparmak kolay olmaz. Çünkü onlardan uzaklaşmak, onlarsız kalmak "korkunç Tanrı"nın gazabı ile doğrudan karşılaşmak demek olur ki, bunu hayal etmek bile kolay değildir.”(98)

Şiddet, Felaketlere İmza Atmaktır

Aile içi şiddetin çocuklar üzerinde meydana getireceği etkiyi ve bu etkinin oluşturacağı sonuçları ifade edecek tek kelime “felaket”tir. Bir baba, çocuklarına karşı elini kaldırdığında, çocuklarının gözü önünde annelerini dövdüğünde, bilmesi gerekir ki, anneye ve çocuklara uzanan o el; hem evlatları, hem kendisi, hem de toplum için büyük felaketlere imza atıyor.

Gelecekte; uyuşturucu kullanan tinerci bir çocuk, yediği dayakların ve aşağılanmanın acısını toplumdan çıkarmaya çalışan bir psikopat, riskler ve tehlikeler karşısında kararsız, ürkek ve kişiliksiz bir adam, sevilmeyen ve sevmeyi de bir türlü başaramayan, karamsar, mutsuz ve intiharın eşiğinde bir genç kadın! Ve kim bilir daha neler!

Canlı bombalar, Mavi Çarşı yangınları, İkiz kulelerin bilmem kaçıncı katında Sabancı cinayeti..!

Yemek yediği ve yatak serip yattığı betonun altında cesetler gömülen hücre evleri! Ramazan sofrasında iftara beş kala tüfekle işlenen anne, baba ve abla cinayetleri..!

Soygunlar, ırza geçmeler, terör örgütleri, alkol, uyuşturucu ve daha nice zincirleme felaketler...!

Hepsi ve dahası..!

Ve belki sonunda gözünü kırpmadan babasının boğazını kesen evlat!

Evde hanımına ve çocuklarına karşı şiddet uygulayan baba, bütün bu felaketlerin altına imza atmış olduğunu bilmez bile..!

________________________

(94) J.B.Villalta, Atatürk, çev.Em.Kur.Albay Fati Özsu, Kültür Bakanlığı yay. Ank. 1982, s.13

(95) Yves Michaud, age, s.87

(96) Prof.Dr.Atalay Yörükoğlu, age, s.183

(97)T.W.Arnold, İntişar-ı İslam Tarihi, Akçağ yayınları, Ank. 1982, s.308

(98) Dr.H.Kalyoncu, M.Güngör ve ark. Sevgisiz Olmaz, s.72

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Mehmet Fırıncı Bağcılar'da Said Nursi'yi anlattı

Mehmet Fırıncı Bağcılar'da Said Nursi'yi anlattı...

Yazar Mehmet Fırıncı, 1.Dünya Savaşı’nda Harp Okulu talebelerini kurtu...

Peygamberimiz (s.a.v) hiçbir canlıya şiddet kullanmamıştır

Peygamberimiz (s.a.v) hiçbir canlıya şiddet kullan...

İlahiyatçı-Yazar Ömer Döngeloğlu, Hz.Muhammed’in (s.a.v) Veda Hutbesi’...

Esra Erol, ATV haberin reytingini arttırdı

Esra Erol, ATV haberin reytingini arttırdı

Aylık 1 milyon 500 bin kişinin eriştiği tvarsivi.com’un, Ağustos ayı i...

Mevlana Celaleddin-i Rumi Bağcılar'da anılacak

Mevlana Celaleddin-i Rumi Bağcılar'da anılacak

Yaşadığı dönemde kişiliği, eserleri ve manevi zenginliğiyle tüm İslam ...

Bölge

Bölgesel Belediye Başkanları Çalıştayı Yapıldı

Bölgesel Belediye Başkanları Çalıştayı Yapıldı...

Türkiye’de Çevre Yönetimi İçin Kurumsal Kapasitenin Geliştir...

YEDAM Küçükçekmece'de Açılıyor

YEDAM Küçükçekmece'de Açılıyor

Bağımlılara, bağımlılık riski taşıyanlara ve yakınlarına yön...

Türkiye

12. İzcilik Şurasında İzcilere Kefken'de Yaz - Kış Kamp Sözü

12. İzcilik Şurasında İzcilere Kefken'de Yaz - Kış...

Bağcılar Belediyesi 12 İzcilik Şurası yoğun katılım altında ...

İslam medeniyeti mabet medeniyetidir

İslam medeniyeti mabet medeniyetidir

Tarihçi-Yazar Talha Uğurluel, mabetlerin Allah`a (c.c) yakl...

Dünya

Her eline silah alan ve kurşun sıkan mücahit değildir

Her eline silah alan ve kurşun sıkan mücahit değil...

Bağcılar Belediyesi tarafından düzenlenen “21.Yüzyıl’da Müsl...

Kuzey Lübnan'ın belediye birlikleri başkanları, Marmara Belediyeler Birliği'ni (MBB) ziyaret etti.

Kuzey Lübnan'ın belediye birlikleri başkanları, Ma...

“Birlikte projeleri hizmete sunalım” Lübnan'ın Dannieh Bele...

Yazarlar ve Makaleler



Teknoloji - Bilişim

Taksim Saldırısı sonrası Facebook erişimi yavaşladı...

Taksim Saldırısı sonrası Facebook erişimi yavaşladı

19 Mart 2016 Taksim İstiklal Caddesi'nde meydana gelen patlama sonrası Facebook'un erişiminin yavaşl...

Serbest Model Uçak Yarışması’nda takım olarak birincili...

Serbest Model Uçak Yarışması’nda takım olarak birinciliği elde ettiler

Türk Hava Kurumu Bağcılar Şube Başkanlığı Genç Kanatlar olarak girdiği Türkiye Serbest Model Uçak Ya...

Bağcılar Belediyesi HyperConverged teknolojisini kullan...

Bağcılar Belediyesi HyperConverged teknolojisini kullanmaya başladı

Bağcılar Belediyesi, vatandaşa 7/24 kesintisiz hizmet verebilmek için bilgi ve iletişim teknolojiler...

Bağcılar Meydan TV

Bağcılar Reklam Kampanya
porno izle porn sex sikis video jigolo escort bayan porna mobil film izle erotic sex video erotik hikaye