Salı, 30 Eylül 2014

BAL Ligi 11. grupta yer alan Bağcılar Spor deplasmanda Tekirdağspor'a 1-0 yenilerek ligin dibine demir attı. Haftalardır galip gelemeyen Bağcılar spor düşme hattına en yakın bir duruma düştü. Bağcılar sporun evinde maç kazanamaması ligdeki kötü gidişatını hızlandırdı. Moral olarak çöken takım deplasman maçlarına aynı moralsizlikle çıkarak yenildi. Bağcılar spor'un ikinci yarıda eksik görülen mevkilere gerekli önlemlerin alması bekleniyor.

Bölgesel Amatör Ligi ilk devresini 3 galibiyet 2 beraberlik ve 8 yenilgi ile kapatan Bağcılar Spor 11 puanda kaldı. Ligin ilk devresinde 22 gol attı, kalesinde 28 gol gördü.

Zirve mücadelesi veren üç takım bu hafta maçlardan galibiyetle ayrılarak iddialarını sürdürdü. Önceki haberlerimizde Sultangazi Spor'un en favori takımlarından biri olduğunu belirtmiştik. Oynadığı oyun ile şu ana kadar bizim öngörümüzü destekler bir yapı ortaya koydular.

BÖLGESEL AMATÖR LİGİ 11.GRUP 13. HAFTA MAÇ SONUÇLARI
Babaeski- Edirne Gençlik: 0-1
K.Hereke Yıldız- K.Sanayi: 1-1
Suadiye Bld- İncirli: 1-2
Tekirdağ- Bağcılar: 1-0
Sultanbeyli- Çerkezköy: 2-0
Sultangazi- Lüleburgaz: 3-1
Tuzla- İ.Ç.Plajyolu: 3-0

BÖLGESEL AMATÖR LİGİ 13. HAFTA PUAN DURUMU

bal ligi 13. hafta puan durumu

Bağcılarspor'un Maç Videolarını Görmek İçin Tıkla....

Kaynak: http://www.istanbulamator.com

Bağcılar Devlet Hastanesi diabet konulu bir konferansa ev sahipliği yapıyor. Şeker Hastalığı hakkında verilecek konferansa değerli konuşmacılar katılacak. Diabet konusunda tüm detayların sunulacağı konferans 6 Ocak 2013 te Bağcılar Devlet Hastanesi Konferans Salonunda yapılacak.

Devlet Hastanesi yetkilileri tüm halkı diabet konusunda bilgilendirme konferansına davet ediyor. Saat 13.00 de başlayacak konferansı kaçırmayınız.

İç Hastalıkları Uz. Doktor Mecdi Hikmet Ergüney ile Uz. Doktor Hakan Sarı ve Uzman Diabet Hemşiresi Sultan Yurtsever'in konuşmacı olarak katılacağı konferansta diabetin gelişimi, risk faktörleri ve diabetli hastalarda yapılması gerekenler anlatılacak.

diabet konferansına davetlisiniz

Oyuncular sitesinin geleneksel olarak düzenlediği 2012 yılı "Prestij Ödülleri"ni kazananlar açıklandı.

Büyük bir çekişmeye sahne olan anketlerde toplamda 205.000 dizi izleyicisi oy kullanarak,sevdikleri dizi ve oyuncuyu seçtiler.

En büyük çekişmenin yaşandığı En İyi Erkek Oyuncu kategorisinde "Fatmagül'ün Suçu Ne" dizisindeki performansıyla büyük bir çıkış yakalayan Engin Akyürek zirvenin sahibi olurken, En İyi Kadın Oyuncu kategorisinde ise Umutsuz Ev Kadınları dizisindeki oyunuyla Songül Öden birinci oldu.

Sezonun en iyi gençlik dizisi dalında ise Show Tv'nin gençlik dizisi "Pis Yedili"yi seçti.

"En iyi aile dizisi" olarak Star Tv de yayınlanan 'Beni Affet' dizisi seçilirken,"En İyi Çıkış Yapan dizisi" olarak Kanal D 'de yayınlanan 'Kuzey Güney' seçildi.

"En İyi Komedi Dizisi" dalında Leyla ile Mecnun ilk sırada yer alırken, "En İyi Aksiyon Dizisi" dalında ise 'Sakarya Fırat' birinci oldu.

Oyuncular sitesi, zirvede yer alan dizi ve oyunculara, ödüllerini yakında takdim edecek. Oyuncular sitesinin ödül takdim haberlerini BağcılarMeydan okurları olarak ilk öğrenen siz olacaksınız

yılın dizi ve oyuncuları belli oldu

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, "Aylık net asgari ücret 739,79 liradan, 774 liraya, ikinci 6 ay içinse 804,70 liraya yükseltilmiştir" dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, ''Asgari ücret yılın ilk 6 ayı için yüzde 4,1, ikinci 6 ay içinse yüzde 4,4 artırılmıştır. Asgari ücrette 2013 yılındaki ortalama artış yüzdesi ise yüzde 8,61 olmuştur'' dedi.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısının ardından açıklama yapan Bakan Çelik, Asgari Ücret Tespit Komsiyonu'nun çalışmalarını tamamladığını söyledi.

Asgari ücretin işçilere daha az ücret verilmesini yasaklayan ve birçok ülkede uygulanan önemli bir sosyal politika aracı olduğuna işaret eden Çelik, asgari ücret miktarının belirlenmesinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumunun göz önünde bulundurulmak zorunda olduğunu belirtti.

Komisyonun ilgili kurumlardan 2012 yılında gerçekleşen ve 2013 yılında hedeflenen ekonomik durumla ilgili raporlar aldığını ve incelediğini anlatan Çelik, 2013 yılında hedeflenen enflasyon oranının yüzde 5,2, büyüme oranın ise yüzde 4 olarak belirlendiğini ifade etti. Çelik, 2013-2015 yıllarını kapsayan orta vadeli program döneminde 1,5 milyon yeni istihdam oluşturulmasının hedeflendiğini vurguladı.

Asgari ücretin son 10 yılda kümülatif olarak yüzde 301 artırıldığına dikkati çeken Çelik, asgari ücretteki reel artışın ise yüzde 65 olduğunu dile getirdi.

10 yıllık dönem içinde tüm çalışanların enflasyona ezdirilmediğini bildiren Çelik, enflasyonun çok üzerinde artışlar gerçekleştirildiğini kaydetti. Yeni istihdam imkanlarını artırmak, işsizlik konusunda yakalanan başarının sürdürülmesini sağlamak, asgari ücretle çalışan işçilerimizi enflasyon karşısında korumak için gerekli değerlendirmeler yapıldığını anlatan Çelik, şöyle devam etti: "2013 yılında ülkemizde uygulanacak asgari ücret miktarı oy çokluğu ile belirlenmiştir. Buna göre, aylık brüt asgari ücret 940 TL'den ilk 6 ay için 978,75 TL'ye, ikinci altı ay içinse bin 21,50 TL'ye yükseltilmiştir. Aylık net asgari ücret ise 739,79 TL'den 774 TL'ye, ikinci 6 ay içinse 804,70 TL'ye yükseltilmiştir. Böylelikle asgari ücret yılın ilk 6 ayı için yüzde 4,1, ikinci 6 ay içinse yüzde 4,4 artırılmıştır. Asgari ücrette 2013 yılındaki ortalama artış yüzdesi ise yüzde 8,61 olmuştur."

Bakan Çelik, Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Komisyon üyelerine çalışmalarından dolayı teşekkür eden Çelik, belirlenen asgari ücretin çalışanlar ve işverenlere hayırlı olmasını diledi.

Çelik, bir gazetecinin asgari ücretin oy çokluğu ile alındığını hatırlatması üzerine, ''İşçi kesimi, daha yüksek talepte bulundu. Aslında işveren kesiminin de bu konuda farklı talepleri var ama gelebildiğimiz nokta oy çokluğu noktası'' dedi.

Çelik, ''Bu süreçte Başbakan ile görüşmeniz oldu mu-'' sorusunu yanıtlarken, Hükümet programında asgari ücret artışının 3 artı 3 olarak öngörüldüğünü hatırlattı. Çelik, ''Bu konularda gerek asgari ücret tespitinde, gerek çalışanlara bakışta Sayın Başbakanımızın olayları nasıl ele aldığını, az önce enflasyona karşı ezdirilmeyen ücretliler tablosunda gördüğünüz gibi, Sayın Başbakanımız da programda öngörülenin üzerinde bir artış konusunda görüşmemizde bize gerekli talimatları verdi. Yani 3 artı 3'e sadık kalmama konusunda hükümetin bir iradesi olduğunu söyleyebilirim'' diye konuştu.

"Bu, bir asgari ücrettir, taban ücrettir"

Dünyada ücretlerin dondurulduğu, piyasaların daraldığı ve binbir tür rekabet oyunlarının oynandığı bir süreç yaşandığını anlatan Çelik, ''Türkiye çok şükür bu coğrafyada her alanda olumlu adımlar atmaya devam ediyor'' dedi.

Geçen yıl asgari ücret belirlenirken de enflasyonun tartışma konusu olduğunu ifade eden Çelik, şöyle konuştu:

"Büyük ihtimalle geçen yılın nihai rakamının 6'nın üzerinde gerçekleştiğiydi. Ama geçen yıl, 12,37'lik bir asgari ücret gerçekleşmiş idi. Bu yıl da 5,2 düzeyinde bir enflasyon gerçekleşme oranı hedeflendi. Biz, 8,61 düzeyinde bir asgari ücret artışını şu anda gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Asgari ücret yeterli mi tartışmaları çok yapılıyor. Bu, bir asgari ücrettir, taban ücrettir. Bunun altında bir ücret işçiye teklif edilemez anlamını taşımaktadır. Bu yönüyle bir sosyal koruma aracı olarak bu oranın ve bu rakamın önemli olduğu inancı içindeyiz. Bunun üzerinde ücret olmaz anlamı taşımamaktadır. Bunu bir kere daha belirtmek istiyorum."

2013 asgari ücret belirlendi

Bağcılar Belediyesi’nin ilkini bu yıl düzenlediği Mehmet Akif Ersoy Üstün Hizmet Ödülü’nün sahibi Akif üzerine araştırmaları ile tanınan Araştırmacı-Yazar M. Ertuğrul Düzdağ’a verildi. Düzdağ’a ödülünü Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer verdi.

Bağcılar Belediyesi’nin ilkini bu yıl düzenlediği Mehmet Akif Ersoy Üstün Hizmet Ödülü sahibini buldu. Mehmet Akif Ersoy’un 76. Vefat yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen programda Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Akif üzerine araştırmaları ile tanınan Araştırmacı-Yazar M. Ertuğrul Düzdağ’a ödülünü verdi.

Bağcılar Belediyesi Mehmet Akif Ersoy Kültür Sanat Merkezi ve Müzesi’nde gerçekleştirilen programa, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, AK Parti İstanbul Milletvekili Feyzullah Kıyıklık, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, AK Parti Bağcılar İlçe Başkanı İsmet Öztürk, Bağcılar Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz ile çok sayıda Akif dostu katıldı.

ÇAĞIRICI: AKİF ÖNEMLİ BİR MÜTEFEKKİRDİR

Programın açılışında konuşan Başkan Çağırıcı, bazı şahsiyetlerin hayatlarında olduğu gibi vefatlarıyla da insanları buluşturmaya devam ettiğine dikkat çekti. Akif’in şair olmanın ötesinde önemli bir mütefekkir olduğunu ifade eden Çağırıcı, “O bir münevver, bir gönül insanıdır” dedi.

2011 yılının Mehmet Akif Ersoy Yılı olarak ilan edilmesinin ardından Mehmet Akif Ersoy Kültür Sanat Merkezi ve Müzesi’ni inşa ettiklerini hatırlatan Çağırıcı, Merkez hakkında bilgiler verdi. “Bu Merkezde ilk eğitime; Âkif Dostu, Muhterem Hocamız Ertuğrul Düzdağ Bey’in 15 günde bir verdiği Safahat Dersleri ile başladık” diyen Çağırıcı, “Bu yıl belediye olarak Mehmet Akif Ersoy Üstün Hizmet Ödülü’nü verelim istedik ve ilk ödülü de bu alanda en kapsamlı çalışmaları yürüten muhterem hocamız M. Ertuğrul Düzdağ’a bugün veriyoruz” dedi.

DİNÇER: AKİF, İNANDIĞI GİBİ YAZMIŞ, YAZDIĞI GİBİ YAŞAMIŞTIR

Ertuğrul Düzdağ’a ödülünü veren Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer de program kapsamında bir konuşma yaptı. “İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy adına düzenlenen bu müstesna törende aranızda olmaktan çok büyük bir mutluluk duyuyorum” diyen Dinçer, “Akif büyük bir alim ve mütefekkirdir. Eylem ve dava adamıdır. Aynı zamanda inandığı gibi yazmış, yazdığı gibi yaşamış, örnek insan olarak da belirli bir duruşa ve ahlaka sahip birisidir. Hayatı boyunca inandığı gibi yaşamayı kendisine düstur edinen Akif’in iki mukaddesatından biri din diğeri de dil olmuştur” diye konuştu.

ÖDÜL BİR HAKKIN TESLİMİDİR

Mehmet Akif araştırmaları üzerine M. Ertuğrul Düzdağ’ın ayrı bir yerinin bulunduğunu anlatan Bakan Dinçer, “Hayatını Mehmet Akif’i anlamaya ve onu yeni kuşaklara aktarmaya vakfetmiştir. Sayın Düzdağ’ın titiz bir araştırmacı olarak pek çok eseri bulunsa da biz onu daha çok başucu kitaplarımız yaptığımız Akif üzerine çalışmaları ile tanıyoruz. Dolayısıyla Bağcılar Belediyesi’nin tertip etmiş olduğu Mehmet Akif Ersoy Üstün Hizmet Ödülü’nün ilkinin Ertuğrul Bey’e takdim edilmesi bir hakkın teslim edilmesi demektir. Kendilerini en içten dileklerimle tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.

BAĞCILAR BELEDİYESİ’NİN DE HAKKININ TESLİM EDİLMESİ GEREKİR

Bağcılar Belediyesi’nin de hakkının teslim edilmesi gerektiğini ifade eden Dinçer sözlerini şöyle tamamladı: “Hatırlarsanız, geçtiğimiz 2011 yılı Büyük Şairimizin vefatının 75. Yıl dönümü İstiklal Marşımızın kabulünün 90. Yılı olması dolayısıyla Sayın Başbakanımız tarafından Mehmet Akif Ersoy Yılı olarak ilan edilmişti. Bu kapsamda ülke çapında, sayısız etkinlik ve kutlamalar yapıldı. Bağcılar Belediyesi’nin yaptığı etkinlikler gerçekten göz doldurmuştu. Değerli Şairimizin anısına inşa edilen Kültür Sanat Merkezi ve Müzesi ile araştırmacıların istifadesine sunulan kütüphane ile 15 günde tertiplenen Safahat okumaları ile çok değerli kültür hizmeti ifa eden belediyemizin, başta değerli belediye başkanı olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

Program kapsamında Kıyıklık ve Vali Mutlu da kısa birer konuşma yaptı. Kıyıklık, “İnşallah Mehmet Akif’in Asımlarını buralardan yetiştirmemiz mümkün olabilir” derken, Mutlu da “Mehmet Akif’i anmak maksadıyla sizlerle birlikte olmak benim için ayrıca anlamlı bir gurur” dedi. Merkez’in açılış programına katıldığını hatırlatan Mutlu, “Özellikle böyle bir programı tertip eden, Mehmet Akif’in ideallerini, fikirlerini, ruhunu, yaşatma gayreti içerisinde büyük hizmetler üreten belediyemizi kutluyorum” ifadelerinde bulundu.

Program, Araştırmacı Yazar M. Ertuğrul Düzdağ’ın, “Vefatının 76. Yılında, İrade, Azim, İdeal ve İman Şairi; Mehmet Akif” konulu konferansı ile sona erdi.

akif üstün hizmet ödülü

Yeni yıldan itibaren burs ve kredi rakamı lisans öğrencileri için aylık 280, yüksek lisans öğrencileri için 560, doktora öğrencileri için de 840 TL olacak.

Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun 2002 yılında 494 milyon lira olan bütçesi 2013 yılında yüzde 978 artışla 5 milyar 328 milyon 558 bin TL'ye, 2002 yılında 86 milyon lira olan yurt yatırım ödenekleri ise 2013 yılında yüzde 634 artışla 626 milyon TL'ye çıktı.

2002 yılında 45 TL olan öğrenim kredisi miktarı her yıl düzenli artışlarla 2012'de aylık 260 TL'ye çıktı. Eskiden 3 ayda bir yapılan ödemeler artık aylık yapılıyor.

1 Ocak'tan itibaren lisans öğrencilerinin burs ve kredi rakamı aylık 280 lira olacak. Yüksek lisans öğrencileri aylık 560 lira, doktora öğrencileri de 840 lira alacak.

Bu arada, ödemeler geçmiş yıllarda üç ayda bir yapılırken, son dönemde öğrenim süresi boyunca her yıl, yılda 12 ay ve aylık düzenli ödemeler halinde yapılıyor.

Öğrenim kredisi 2002 yılında 451 bin 550 öğrenciye verilirken, burs verilmiyordu. Yeni yıldan itibaren 432 bin 500'ü burs, 871 bin 500'ü kredi olmak üzere toplam 1 milyon 304 bin 109 kişiye burs veya kredi verilecek. Bu rakam üniversitelerde okuyan öğrencilerin yarısına tekamül ediyor.

Öte yandan, şehit, gazi, harp ve vazife malullüğü aylığı alanların çocuklarına, engellilere, yetimlere, yetiştirme yurdunda kalan 7 bin 110 öğrenciye, Darüşşafaka'dan mezun olanlara ve boşaltılan köylerden gelen 6 bin 545 öğrenciye karşılıksız burs veriliyor.

Başarısızlığı nedeniyle bursu kesilen öğrenci, bursunun kesildiği tarihten itibaren öğrenim kredisiyle destekleniyor.

Kredi ve Yurtlar Kurumu, yurtlarında kalan 308 bin öğrenciye, 2012 yılında 2 TL'si sabah kahvaltısı, 4 TL'si akşam yemeği olmak üzere aylık 180 TL yemek katkısı verilirken, bu rakam 1 ocak 2013 tarihi itibariyle 200 TL'ye yükseldi.

Sadece Bakanlığa bağlı yurtlarda

Sadece Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı yurtlarda kalan 308 bin öğrenciden lisans eğitiminde olanlar 280 TL'si burs veya kredi, 200 TL'si yemek katkısı olmak üzere toplam 480 TL yardım alacak.

Yüksek lisans öğrencileri 560 TL'si burs ve kredi 200 TL'si yemek katkısı olmak üzere 760 TL alacak. Doktora öğrencileri 840 TL'si burs veya kredi, 200 TL'si yemek katkısı olmak üzere bin 40 TL alacak.

Türk cumhuriyetleri ve akraba topluklarından gelen 4 bin 643 öğrenci Kredi ve Yurtlar Kurumu yurtlarında ücretsiz barındırılıyor. Ödeme zorluğu içinde olan 7 bin 44 öğrenciden de yurt ücreti alınmıyor.

burs ücretleri zamlandı

ESEV’de seminer veren tiyatro oyuncusu ve seslendirme sanatçısı Tarkan Koç, seslendirme sanatçılığı üzerine gerçekleştirdiği söyleşide “Türkiye’de dublaj ölmez. Türkiye’de hiçbir zaman herkes altyazılı film izlemez” dedi.

İzleyicilerin birçok filmden sesine aşina olduğu ve son dönemde “Yemekteyiz” programında yaptığı seslendirmeyle bilinirliği daha da artan tiyatro oyuncusu ve seslendirme sanatçısı Tarkan Koç, Esenler Sanat Evi (ESEV)’nde seslendirme üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.

Çok sayıda dinleyicinin katıldığı program, Koç’un mesleğe başlama hikâyesini ve mesleğiyle ilgili başından geçen bazı olayları anlatmasıyla başladı. Karşılıklı soru cevaplarla ilerleyen programda Koç, Türkiye’de seslendirmeye haksızlık yapıldığını ve hâlâ bir meslek birliklerinin olmadığını belirterek, “Seslendirme, tiyatroculuğun yan mesleği olarak görülüyor. Ama her tiyatrocu seslendirme yapamıyor” dedi.

MERAKLILARINA TAVSİYELER

Seslendirmenin Türkiye’deki konumu ve geleceği hakkında da açıklamalarda bulunan Koç, “Yaptığımız iş, küçümsenecek bir iş değil. Türkiye’de dublaj ölmez. Türkiye’de hiçbir zaman herkes altyazılı film izlemez” dedi. Seslendirmenin de diğer meslek dallarındaki gibi ticari bir boyutunun olduğunu söyleyen Koç, bugün Türkiye’de seslendirme sanatçılığının maddi olarak iyi bir karşılığı olmadığını ama işin bu kısmının çok önemli olduğunu ifade etti.

Dinleyicilerden gelen “Seslendirme yapmak isteyenlere ne gibi önerilerde bulunursunuz?” sorusu üzerine Koç, iktisat mezunu bir insanın da kendini sınaması ve yeteneğinin varlığını keşfetmesi durumunda seslendirme yapabileceğini söyledi ve seslendirmenin pratikte, stüdyoya girip çıkılarak öğrenileceğini kaydetti. Bu işe gönül vermiş de olsa, ses güzelliğinin meslekte iyi noktalara gelebilmek için tek başına yeterli olmayacağının altını çizen Koç, “İyi bir seslendirme sanatçısı olmak için tiyatro yapın, metni anlayın ve metni türlü şekillerde okuyun. Seslendirme profesyonel bir iş, yani bir hobi değil. Bu bir meslek. Bu meslek de, sürekli pratik yapılarak öğrenilir” diyerek sözlerini noktaladı.

seslendirme hobi değildir

"Yeryüzünün en nitelikli insanları hâkim yapılmalıdır."

İktidar zayıfken yaptığı bütün icraatları iptal eden, iktidar güçlenince yaptığı bütün icraatları tasdik eden bir hukuk sistemi devlet için kanserli bir dokudur. Yapılan bütün icraatların tasdikçisi bir hukuk sistemi iktidarı hoşnut etse de zaman içinde devlete duyulan güven ve vatandaşların bağlılık duygusunu azaltacağından ülkenin temeline konulmuş bir dinamit gibidir. İktidar, böyle bir yargıyı besleyerek kendisinin ve ülkenin sonunu getirir.

Türk hukuk sisteminin bu açıdan içler acısı durumda olduğunu cümle alem bilir. Yargıdaki iş yükü, bağımsızlık ve sistem sorunları sürekli dile getirilirken hâkimlerin nitelik sorunu dile getirilemez. Çünkü hâkimleri eleştirmek yürek ister. Oysa yargıda temel sorun nitelik sorunudur. Ülkemizdeki hâkim niteliği nasıldır. Doğru seçim yapılmakta mıdır?

Taraflar arasında doğru kararlar verilmesinde zeka tek başına yeterli değildir. Maalesef ülkemizde hâkim seçiminde kıstas sınavlardaki başarıdır. Oysa hâkim seçiminde kişinin zekası kadar karekteri de önemlidir. Bu nedenle hâkim seçiminde son derece adil, özgüveni olan, özgür iradesiyle hareket edebilen, yönlendirme, tehdit veya baskı etkisinde kalmayacak kadar sağlam karakterli, cesur insanların seçimi sağlanmalıdır. Bunun için hâkim adayları hakkında ciddi araştırmalar yapılmalıdır.

Özellikle idare mahkemelerine hâkim seçiminde, hiçbir devlet tecrübesi olmayan, hiçbir yerde çalışmamış, hayat ve kamu hizmeti tecrübesinden yoksun yeni mezun gençlerin sınava alınarak hâkim yapılması son derece yanlıştır. Bu açıdan bakıldığında idari hâkimlerin devlet tecrübesi olan nitelikli kişiler arasından sınavla seçilmesi daha doğru olacaktır.

Hâkimlerin mesleki niteliği konusunda ise durum ortadadır. Bu nedenle ülkemizde Hâkim Uzmanlık Sınavı yapılması ve yargı mensuplarının uzmanlaşması için bir çalışma yapılmış ve bu düşünce kamuoyuyla 3-4 yıl önce paylaşılmıştır. Ancak uygulamaya geçilmemiştir. Hâkimlerin mutlaka bir alanda uzmanlaşması sağlanmalı ve o alanda istihdam edilmelidirler.

Hâkimin ne kadar yanlış karar verse de mesleki açıdan güvence altında olması, karar verilirken özensizliğe neden olmaktadır. Vermiş olduğu karalarda isabet olmayan hâkimler sistem içinde tutulmamalıdır. Bunun için, verilen kararların onanma ve bozulma oranlarına ilişkin kıstas getirilerek hak etmeyenler derhal görevden alınmalı, uygun görevlere geçişleri yapılmalıdır.

Bu gün ülkemizde davların yıllarca sürmesinin tek nedeni dosyaların fazlalığı olarak gösterilmektedir. Oysa hâkimlerin adeta karar vermeye korkması ve dosyaları uzatıp kendinden sonrasına devretmesidir. Dosyaya ilişkin karar verme niyetinde olmayan hâkim duruşma öncesinde dosyaları inceleyip kendisini karara götürecek bilgi ve belgeleri tamamlamak yerine, duruşma sırasında dosyaya göz atıp, başka bir tarihe ertelemektedir. Bu da birkaç duruşmada bitebilecek davaların yıllarca sürmesine neden olmaktadır.

Ülkemizde hâkimlerin nitelik sorunuyla birlikte bir de zihniyet sorunu vardır. Bu sorun da en az nitelik sorunu kadar önemlidir. Hâkimler kendilerini, Türk Milleti adına karar vermek üzere seçilmiş “bağımsız” kişiler olarak değil devletin memuru olarak görmektedirler. Devletin memuru olduğunu düşünen hâkimler, devletin kişilere yaptığı idari eylemler karşısında tarafsız bir tutumla karar vermek yerine devleti koruma güdüsüyle hareket etmektedirler. Türk Milleti adına değil adeta devlet adına kararlar vermektedirler. Birçok hâkim için “Türk Milleti Adına” karar vermek kararların başında yer alan rutin yazılı bir metinden başka anlam ifade etmemektedir. Her ne kadar maaşını devlet ödese de, o paranın Türk milleti tarafından devlete verildiğini, kendisinin devletin emri altındaki bir memur değil Türk Milletinin temsilcisi olduğunu yürekten hisseden, bağımsız karakterli hâkimlere ihtiyacımız vardır. Bu nitelikteki hâkimlere kavuştuğumuz zaman yargı gerçek anlamda bağımsız olacaktır. Her hâkim iyi bilmelidir ki “Bir hâkim ancak karakteri kadar bağımsızdır.”

Doğan CEYLAN
Yönetim Bilimi Uzmanı

Sinop Türkeliler Derneği başkanlık seçimi sonuçlandı. Türkeli Dernek Başkanı Esat Yıldırım tekrar başkan seçildi.

Merkezi Bağcılar'da bulunan Türkeliler Derneği 23.12.2012 Pazar günü olağan Genel Kurulunu düzenledi. Genel kurulun en önemli gündem maddesi başkanlık seçimi idi. Üyelerin hazır bulunduğu genel kurulda yapılan konuşmaların ardından seçime gidildi. Dernek Başkanı Esat YILDIRIM’ ın başkanlığında tek liste ile gidilen seçimin Divan Başkanlığını Muzaffer KARAMEŞE yaparken divan üyeliğini ise Recep TÜRKERİ ile Hüsamettin KORKMAZ yaptı.

Ayrıca Ak Parti İstanbul Milletvekili Şirin ÜNAL, Sinop İl Başkan Yardımcısı Metin KAPTANOĞLU, ve Serkan CANTÜRK Sinop Türkeliler Derneği Genel Kurulu'na katıldılar.

ESAT YILDIRIM YENİDNE BAŞKAN

Bağcılar Belediyesi EBYS uygulaması ile CİO ödülüne layık görüldü. Ceylan Otel’de düzenlenen ödül töreninde Bağcılar Belediyesi Bilgi İşlem Müdürü Ramazan Yalçın “Geleceğin İT Lideri” olarak ödüle layık görüldü.

CİO dergisi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Chief İnformation Officer-CİO ödülleri sahiplerini buldu. Taksim’deki Ceylan Otel’de gerçekleştirilen ödül programında bilişim sektörünün önde gelen firmalarının üst düzey yöneticileri ile Türkiye’nin önemli kurumlarının CİO’ları bir araya geldi. Bağcılar Belediyesi uyguladığı Elektronik Bilgi Yönetim Sistemi (EBYS) ile ödüle layık görüldü. Bilgi İşlem Müdürü Ramazan Yalçın “Geleceğin İT Lideri” kategorisinde ödül aldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bilgi Teknolojileri Daire Başkanı Hakkı Tok’un Kamu CİO kategorisinde ödül aldığı gecede pek çok şirket ve kurum yöneticisi gerçekleştirdiği yenilikçi uygulamalardan dolayı ödüle layık görüldü.

Bağcılar Belediyesi, elektronik imza, dijital arşiv, süreç yönetimi ve iş zekası raporlaması için hayata geçirdiği proje ile operasyonel verimliliği artırdı. Yeni sistemle şeffaf belediyeciliğin bir gereği olarak evrakların ne aşamada olduğu evrak sahipleri tarafından takip edilebiliyor. Sistem ayrıca karar sürecini hızlandırırken, kuruma karşı güven duygusunu da artırıyor. Vatandaş internet altyapısının olduğu herhangi bir yerden başvurusu yaparak yine internet üzerinden başvurusunun hangi aşamada olduğunu takip edebiliyor. Belediye yöneticileri de yine elektronik imza yöntemi ile mekandan bağımsız olarak evrakları onaylayabiliyor.

Başvuru esnasında vatandaşlar e-posta adresi veya telefon numarasını sisteme girmişse başvurusunun ne aşamada olduğuna dair kendisine dönüş yapılıyor.

Ramazan Yalçın “Geleceğin İT Lideri” Ödülüne Layık Görüldü

Çocuklara geri dönüşüm bilinci kazandırmak isteyen Bağcılar Belediyesi örnek bir proje hazırladı. “Geri Dönüşüm Hastanesi” adı altında hazırlanan kitabı okuyarak, sorulara doğru cevap veren öğrenciler ödüllendirilecek.

Bağcılar Belediyesi, çocuklara çevre bilinci ve geri dönüşüm kültürü kazandırmak için örnek bir proje hazırladı. “Geri Dönüşüm Hastanesi” adı altında bir yarışma başlatan Bağcılar Belediyesi, yarışmada dereceye giren öğrencileri ödüllendirecek.

“Soruları Bil, Hediyeyi Kap” sloganı ile düzenlenen kampanya doğrultusunda Bağcılar’daki tüm ilk ve ortaokul öğrencileri, önce kendilerine dağıtılan, “Geri Dönüşüm Hastanesi Kitabı”nı okuyacak sonra da www.bagcilar.bel.tr adresinden düzenlenen yarışmaya katılarak kendilerine yöneltilen soruları cevaplayacak. 30 Nisan 2013 tarihine kadar devam edecek yarışmada, soruların tamamını cevaplayan öğrenciler arasından noter huzurunda çekiliş yapılacak. Çekilişte, 1.’ye dizüstü bilgisayar, 2.’ye dijital fotoğraf makinesi, 3.’ye Mp3 çalar hediye edilecek. Ayrıca üç öğrenciye TUBİTAK Yayınları’nın minik ansiklopedi dizisi hediye olarak verilecek. Öte yandan, soruları cevaplayan tüm öğrencilere de “Çevre Gönüllüsü Kimlik Kartı” verilecek.

Kitapta neler var?

Bağcılar Belediyesi’nin çocuklara çevre bilincini kazandırmaya yönelik hazırladığı kitap çizgi roman formatında 50 sayfa olarak hazırladı. Fuat isimli çocuğun Geri Dönüşüm Hastanesi’ni gezmesini ve geri dönüşüm üzerine bilgilenmesini konu alan kitapta, görsel malzemelerle çocuklarda geri dönüşüm bilincinin kazandırılması amaçlanıyor. Onbinlerce baskısı yapılan kitap, ilk ve orta öğretim öğrencilerine dağıtılacak.

Her geçen gün çevrenin daha da kirlendiğini hatırlatan Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, onun için çevre bilincinin artırılması gerektiğini söyledi. Kaynakların sınırlı olduğuna dikkat çeken Çağırıcı, geri dönüşüm uygulaması ile hem çevrenin korunacağını hem de pek çok atığın yeniden ekonomiye kazandırılabileceğini söyledi. Toplumda geri dönüşüm duyarlılığını artırmak istediklerini belirten Çağırıcı, “Bunun için işe çocuklardan başlayalım istedik ve böyle bir proje hazırladık” dedi. Çağırıcı tüm çocuklara yarışmaya katılmaları çağrısında bulunurken, ailelerden de çocuklarının bilinçlenmesi için iyi bir fırsat olacak olan bu yarışmaya katılmalarını teşvik etmelerini istedi.

bağcılar belediyesinden geri dönüşüm kitabı

Bağcılar Belediyesi’nin gönüllü meclislerinden biri olan Gençlik Meclisi Gençlik Şurası’nı gerçekleştirdi. Halk Sarayı’nda düzenlenen programda farklı okullardan öğrenciler farklı konulara ilişkin sunumlar yaptı ve soru-cevaplarla konular tartışıldı.

Bağcılar Gençlik Meclisi tarafından düzenlenen Gençlik Şurası’nda farklı okullardan öğrenciler sunumlar yaptı. Bağcılar Belediyesi Halk Sarayı’nda gerçekleştirilen şuraya, Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, AK Parti Bağcılar İlçe Başkanı İsmet Öztürk, Bağcılar Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz ile farklı okullardan çok sayıda öğrenci katıldı. Program Gençlik Meclisi Başkanı Nuri Çakal’ın konuşması ile başladı. Herşeyin önce insanın hayalinde başladığını söyleyen Çakal, arkadaşlarına bol bol hayal kurmaları önerisinde bulundu. Çakal’ın konuşmasının ardından kürsüye gelen Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, belediye olarak gençliğe büyük önem verdiklerine değindi ve gençler için yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u feth ettiği yaşa atıfta bulunan Çağırıcı, “Biz de Fatih Sultan Mehmet’in torunlarıyız” dedi.

Okulların daha nitelikli hale gelmesi için yatırımlar yaptıklarını anlatan Çağırıcı, arazi yapısı müsait olan okullara kapalı spor salonu yaptıklarını söyledi. Bağcılar’daki tüm öğrencilerin ve sporcuların ücretsiz yararlanabilecekleri 7 tane yüzme havuzu da yapmak istediklerini belirten Çağırıcı, yaz spor okulları, Kefken gençlik kampı, izci kampı ile öğrencilerin hizmetinde olduklarını ifade etti.

Bağcılar Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz da yaptığı konuşmada Bağcılar’ın İstanbul’un en şanslı ilçelerinden biri olduğunu söyledi. “Böyle bir tabloyu başka ilçelerde görmedim” diyen Yılmaz, “Sizlerin yarınlara daha iyi hazırlanmanız için çalışan, sizlerin isteklerini emir telakki eden bir belediye başkanımız var. Bu büyük bir şanstır. Belediye Başkanımıza eğitime verdiği destekten dolayı teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Bağcılar Belediyesi’nin gönüllü meclislerinden biri olan Gençlik Meclisi Gençlik Şurası’nı gerçekleştirdi

Kanal D'de gelecek ay ekrana gelecek, yapımcılığını Most Production'un üstlendiği, Hande Altaylı’nın çok okunan 'Kahperengi' romanından uyarlanan dizinin oyuncu kadrosu belli oldu.Dizide başrolleri, Özgü Namal ile İbrahim Çelikkol paylaşacak. 'Kahperengi'nin diğer önemli ismi de Sermet rolü ile Mustafa Üstündağ.

Senaryo Mahinur Ergun, yönetmen koltuğu Gül Oğuz'la Çağatay Tosun'a emanet edilen 'Kahperengi'nin konusu ise şöyle;

Kasabanın yoksul ve güzel kızı Narin (Özgü Namal), azmi ve zekası sayesinde eğitimini tamamlamış ve her şeyi geride bırakıp büyük şehirde kendisine yeni bir hayat kurmuştur. Büyük aşkı Fırat (İbrahim Çelikkol), karşısına hiç beklemediği birisinin nişanlısı olarak çıkar. Narin’in beyninden sildiğini sandığı o zor yıllar geri gelmiştir.

kahperengi dizisi oyuncu kadrosu belli oldu

Kaynak: www.oyuncularsitesi.com

Büyük Birlik Partisi Bağcılar İlçe Teşkilatı Yenigün Mahallesi Muhtarı Bünyamin Çitfçiyi makamında ziyaret etti.

Sinan Avcı, Bünyamin Çiftçi ile mahallenin sorunları ve ülke gündemindeki konularla ilgili fikir alışverişinde bulundu. Ülkücü camiadan olan Bünyamin Çiftçi ile Alperenlerin birlikteliği düşman çatlatır cinsten bir görüntü oluşturdu.

Sinan Avcı ziyaret sonrası yaptığı açıklamada; "Bünyamin Çiftçi'yi İlçe yöneticileri ile ziyaret ederek mahalledeki eksikleri, ilçemizdeki siyasi yapıyı ve Bağcıların genel durumu hakkında bilgi alış verişinde bulunduk. Kendilerine sıcak sohbetinden dolayı teşekkür ederek ilerki zamanlarda tekrar bir araya gelme sözünüde vererek hediyelerimizi kendisine Takdim ettik ve sohbetimize devam ettik.

Yenigün Mahalle Muhtarı Bünyamin Çiftçi "BBP Bağcılar teşkilatının yapmış olduğu ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek; "Bağcılar'da Büyük Birlik Partisi Bağcılar İlçe Başkanı Sinan AVCI ile inanılmayacak derecede ivme kazandığını ve bundan mutluluk duyuloruz. İnşallah bu camiaya elimizden gelen desteği ve katkıyı yapacağız" dedi.

sinan avcı bünyamin çiftçiyi makamında ziyaret etti

Çiçek, Tunus Başbakanı Hamadi El-Cibali ve beraberindeki heyeti kabul etti. Cemil Çiçek, yaptığı konuşmada, Türkiye ile Tunus'un dost ve kardeş iki ülke olduğunu söyledi.

İki ülke ilişkilerinin konjonktürel değil, kardeşlik ilişkisi olduğunu belirten Çiçek, Tunus'taki olumlu gelişmeleri takdir ettiklerini kaydetti. Çiçek, "Yaşadığınız acılar ve içinden geçtiğiniz sürecin ne kadar zor olduğunu biliyoruz. Sizden sonra başka ülkelerle de benzer gelişmeler oldu ama onlar bu işi Tunus kadar başarıyla sonuçlandıramadılar. Biz bu gelişmeleri hem takip ediyoruz hem de halkın haklı taleplerini destekliyoruz. Bu konuda bizim yapabileceğimiz bir katkı olursa bunu yapmaya hazırız. Arzu ederiz ki diğer Müslüman kardeş ülkeler de benzer başarıyı elde edebilsinler. Türkiye'de de zaman zaman demokrasinin askıya alındığı dönemler oldu. 1876'dan bu tarafa parlamento tecrübesi var. Bizim bu tecrübelerimiz sizin için kolaylaştırıcı örnekler olabilir" diye konuştu.

Çiçek, TBMM olarak, yasama faaliyetleri konusundaki tecrübeleri paylaşmaya hazır olduklarını belirterek, Meclis'te Türkiye-Tunus Dostluk Grubu olduğunu bildirdi. Çiçek, Tunus heyetinin bu görüşmelerinde varılacak mutabakatları desteklemeye ve onaylamaya hazır olduklarını söyledi.

Meclis'te olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Tunus Başbakanı Cibali de Arap Baharı sürecinin ülkelerinde başladığını anımsattı. Bu süreçte yaşanılan olayların, halkların demokrasiye olan özleminin yansıması olduğunu ifade eden Cibali, şöyle konuştu:

"Bizler sürgünde ve cezaevindeyken, Türkiye deneyimini her zaman yakından takip ederek, bundan maksimum düzeyde istifade etmeyi arzulamıştık. İki ülke arasında, toplumun bileşenleri ve özellikleri bağlamında birçok benzerlikler vardır. Özellikle reformlara doğru giden bu öncü deneyim, gerçekten büyük önem arz etmektedir. Sosyal ve ekonomik bağlamda başlayan reformlar, artık demokrasinin tamamıyla yerleşmesine ve köklü bir demokrasi kültürünün ortaya çıkmasına olanak sağlamıştır. Şu anda Tunus'ta yaşadıklarımız bize büyük sorumluluklar yüklemekte. Ülkemizde başlayan süreç, Arap haklarına bir ümidin de başlangıcıydı. Bu süreçte yanımızda Türk kardeşlerimizi görmekten büyük mutluluk duyduk. Bizler sizin de inandığınız gibi, demokrasi değerlerine, özgürlüğe, modernizme ve toplumu kalkındırmaya özellikle de halkın haklı taleplerine cevap vermeye inanıyoruz."

Cibali, 14 Ocak'ta ilk devrimi gerçekleştirdiklerini ve diktatör rejimi ülkeden uzaklaştırmayı başardıklarını, ancak bu devrimin arkasından kalkınma ve halkın meşru olan taleplerine cevap verme gibi 2. ve 3. devrimleri gerçekleştirmek zorunda olduklarını ifade ederek, ''Bizim 2. ve 3. devrimi gerçekleştirmek ve halkın isteklerine cevap vermemiz gerekiyor'' dedi.

Cibali, Türkiye'nin bir çok alanda deneyimler kazanmış ülke olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin demokrasi ve özgürlükler yolundaki başarılarını ekonomi ve sosyal icraatlarıyla ortaya koyduğunu belirtti.

Cibali, ''Desteğe ihtiyaç duyduğumuz bir anda bize destek verdiniz. Maddi, manevi, siyasi destekleriniz paha biçilmez. Bunun karşısında bizim de Türkiye'ye destek vermemiz bir görevdir. Türkiye her türlü desteği hak eden bir ülkedir'' diye konuştu. Cibali, Türkiye'yi Suriye konusundaki onurlu tavrından dolayı kutladı.

Tekrar konuşan Çiçek, ''Sözlerinizden etkinlendiğimi ifade etmek isterim'' dedi. ''Keşke, sizin 14 Ocak'ta başlattığınız süreç diğer ülkelerde de kazasız belasız atlatılabilseydi'' diyen Çiçek, ''Siz de gerçekten bahar oldu, ama bazı dost ve kardeş ülkelerde kara kışa dönüştü, kış bütün şiddetiyle de devam ediyor'' dedi.

Çiçek, her gün onlarca çocuk, yaşlı ve kadının hayatını kaybettiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

''Biz Türkiye olarak işler bu noktaya gelmesin diye çaba sarf ettik. Arap dünyasındaki gelişmelere petrol kuyuları, doğalgaz bacaları üzerinden bakmadık. Bizim için esas olan en önemli değer sizlerin kardeşliğidir. Ama maalesef bu, bazı ülkelerde yeterince fark edilmedi ve halen acılar devam ediyor. Sizin elde ettiğiniz başarıların tesir katsayısı çok yüksek. Keşke başka ülkeler de sizin gibi bu başarıyı yakalayabilseler. Bunun için biz kardeşliğe önem veriyoruz, bunun daha da kökleşmesini arzu ediyoruz. Yapılanlar önemlidir ama yapılması gereken daha çok işler vardır. Bunların devam etmesi, bu devrimlerin arka arkaya sürdürülmesi gerekiyor. Türkiye, Tunus'un kalkınma çabalarının sürdürülebilmesi bakımından elinden geleni yapacaktır.''

Cemil Çiçek, iki ülke ilişkilerinin tarihi derinliği olduğuna işaret ederek, kültürel alanda da yakın işbirliğine ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Türkiye ve Tunus'un uluslararası platformlarda da birbirine destek vermesi gerektiğini vurgulayan Çiçek, Tunus'un uluslararası platformlarda Türkiye'ye bugüne kadar verdiği destek için teşekkür etti. Çiçek, ''Tunus'un geleceğinin bugünden daha aydınlık olacağına inanıyoruz. İlişkilerimizin daha üst noktalara çıkacağını temenni ediyoruz'' dedi.

Çiçek, masanın üzerindeki Türkiye ve Tunus bayraklarını göstererek, ''Bu iki bayrak birbirine ne kadar benziyor. Çok şey anlatıyor zaten'' diye konuştu.

Cemil Çiçek, Tunus Başbakanı Cibali'yi arabasına kadar uğurladı.

cemil çiçek el cibali ile görüştü

Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu yaptığı yazılı açıklamada “İlçemizde Galatasaray UEFA Anıtı var, Fenerbahçe Avrupa’da başarılarını sürdürür ve UEFA Avrupa Ligi kupasını ülkemize gururla, sevinçle getirirse anıtını yapmak boynumuzun borcu olsun” dedi.

Başkan Develioğlu “Türk Sporunun gelişimi için futbolda da, yöneticiliklerde de, teknik direktörlüklerde de istikrar mutlaka sürmeli, bunu en güzel örneği Fatih Terim’dir. Türk sporunun taraftarı da yöneticileri de gelişen, güçlenen Türkiye’nin başarılı insanlarına mutlaka sahip çıkmalıdır. Ve Türk Sporunda istikrar mutlaka sürmelidir” dedi.

Başkan Osman Develioğlu “Türk sporunun gelişimini isteyen herkesin, başarıları da alkışlamasını yürekten dilediğini belirterek “Fenerbahçe Spor Kulübünün, UEFA Avrupa Ligi kupasını kazanarak Türk Halkına sevinç yaşatmasını ve başarısını kupa anıtı ile taçlandırmasını diliyoruz” dedi.

fenerbahçe anıtı sözü

İstanbul’daki çeşitli belediyelerin Ruhsat ve Denetim Müdürleri ile şeflerinin katıldığı tanışma, kaynaşma ve sorunların değerlendirildiği toplantının ilki Esenler’de yapıldı.

Esenler Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve Esenler Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü’nün organize ettiği İstanbul’daki çeşitli belediyelerin Ruhsat ve Denetim Müdürleri ile şeflerinin katıldığı tanışma, kaynaşma ve sorunların değerlendirildiği toplantıya; Esenler Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Çetinkaya, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mustafa Karabayır ve 17 ilçenin Ruhsat ve Denetim Müdürleri katıldı.

Toplantıda bir konuşma yapan Esenler Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Çetinkaya, “İstanbul’un Ruhsat ve Denetim Müdürlükleri arasında bir adres grupları oluşturulmalı. Ruhsat işlemi, mevzuatın en fazla karışık olduğu alandır. Ortak mevzuat eğitimleri yapılmalı. Bu organizasyon, bir platform çerçevesinde yürütülmeli ve kurumsallaşmalı” dedi. Toplantıda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mustafa Karabayır, böyle bir toplantıyı hep hayal ettiğini söyleyerek, Esenler Belediyesi’ne öncülük ettiklerinden dolayı teşekkür etti.

Toplantıda ruhsatla ilgili uygulama ve mevzuattan doğan karışıklık ve farklı uygulamalar üzerine değerlendirmeler de yapıldı. Esenler Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yakup Yeşiltaş’ın yönetiminde yapılan müzakere ve değerlendirmeler sonucunda şu hususlar üzerinde duruldu:

- Bundan sonraki toplantılar, sorunlar ve çözümleri üzerine olmalı.

- Vatandaştan belediyelerin birbirinden farklı uygulamalar yaptığına yönelik iddialar gelmesi nedeniyle; hem kanunların uygulanabilmesi hem de vatandaşın mağdur edilmemesi için uygulamada birlikteliğin sağlanması,

- Ruhsat sorun ve çözümlerinde ortak fikir belirlenmesi,

- Sorunların konuşulup, uygulamada birlikteliğin sağlanabilmesi amacıyla irtibatın kopmaması ve toplantıların sürekli hale getirilmesi için mail grubu oluşturulması,

- Ruhsatla ilgili yapılan uygulamaların oturmuş olmamasından dolayı personele ve müdürlere yönelik ortak mevzuat eğitimleri yapılmalı,

- Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nden eğitim alınmalı.

Toplantıda, çözüme ulaşabilmek amacıyla üzerinde durulan hususların dile getirilmesinin ardından, toplantıların 2 ayda bir yapılmasına karar verildi. Bir sonraki toplantı tarihinin 13 Şubat 2013 olarak belirlenmesiyle toplantı sona erdi.

ruhsat müdürleri toplandı

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Kaptan Kartal, Türkiye"de bugüne kadar fakirin yüzünün hiç gülmediğini ifade ederek, “Hiçbir şey değişmedi. Değişen hükümetlerin numaraları oldu. 62. hükümet yerine 63. hükümet oldu. Zenginlerin ismi değişti. Ama garibanlar gene gariban olarak kaldı” dedi.

Şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) devam eden 2013 yılı Merkezi Bütçe Kanunu Tasarısı görüşmelerini üzüntüyle izlediğine vurgu yapan Kartal, “Bir askeri ücretlinin 742 TL, bir emeklinin 850 TL, bir memurun bin 500 TL maaş aldığı bir ülkede bir milletvekili 14-15 bin TL maaş alıyorsa böyle bir ülkeyi biz kabul etmiyoruz. Böyle bir bütçe olmaz” diye konuştu.

Her siyasi partiye Hazine’den hakkına düşenin eşit şekilde ödenmesi gerektiğini belirten Kartal, “Anayasanın 68. maddesinde ‘Seçime giden partilere hakça yardım yapılır’ deniliyor. Bunların hakça anlayışı sadece kendilerine olmuştur. Biz demiyoruz ki AK Parti 180 milyon TL alıyorken, biz 100 milyon TL alalım. O 180 alıyorsa, bizde 1 milyon TL alalım. Ya da siyasi partilerin hiçbirine Hazine’den yardım olmasın. Hepimiz siyasetçiyiz, hepimiz cebinden ödesin. Neden devletin masasından millete siyaset yapıyoruz. Kaldırın komple bunları şartlar eşitlensin, hepimiz siyaseti eşit şartlarda yapalım” diye konuştu.

Türkiye’de bugüne kadar fakirin yüzünün hiç gülmediğini söyleyen Kartal, “Hiçbir şey değişmedi. Değişen sadece hükümetlerin numaraları oldu. 62. hükümetti, 63. hükümet oldu. Zenginlerin ismi değişti. Ama garibanlar gene gariban olarak kaldı. BBP olarak hiçbir partiyi düşman olarak görmemekle beraber sistemin alternatifiyiz. Bu sistemin değişmesi lazım. Öyle bir ülke yaratalım ki en azından belki hepsini memnun edemeyiz ama insanların yüzde 80’ı memnun olsun. Evine girerken kafası rahat girsin. Böyle bir Türkiye’yi inşallah hep birlikte yapacağız” ifadelerini kullandı. p>bu hukümet fakirlerin yüzünü güldürmedi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi’nin (İSAM) uzun bir emekle yürüttüğü “İstanbul Kadı Sicilleri Projesi” tamamlandı. Ortaya çıkan 40 ciltlik kadı sicilleri kitabı Saraçhane Belediye Sarayı’nda düzenlenen törenle basına tanıtıldı. Törene İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın yanı sıra Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akif Aydın, İstanbul 2012 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Yürütme Kurulu Başkanı Şekip Avdagiç, İstanbul Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Emre Bilgili ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bürokratları katıldı.

Osmanlı’nın 15 ve 16. Yüzyılı bu eserde…

Toplantıda konuşan Başkan Kadir Topbaş, bugün tarihe tanıklık ettiğimizi belirterek, “Binlerce yılı geride bırakmış bir millet olarak, Osmanlı Devleti’yle dünyada adaleti tesis etmiş olmanın gururunu yaşıyoruz. Burada Osmanlı yönetiminin ve dönemin İstanbul’unun hafızası diyebileceğimiz ve yaşamın her alanında yargıya intikal etmiş olan örnekleri teşkil eden güzel bir çalışmayı güncelleştirerek günümüze aktardık. Bu güzel projeye imza atan bilim heyetine teşekkür ediyorum” diye konuştu.

İstanbul’un fethiyle dünyada yönetim anlayışında yeni bir ufuk açıldığını ifade eden Başkan Kadir Topbaş, “Dokunulabilen, gerektiği zaman dava edilebilen bu yeni yönetim anlayışı dünyanın ufkunu genişletti. Fatih Sultan Mehmet’in mütevazilik ve insancıllık içeren yönetim anlayışı dünyadaki yönetim fikirlerini değiştirmiştir. Avrupa’nın karanlık çağdan aydınlık çağa geçişini sağlamıştır” dedi.

Projede Sur İçi, Üsküdar, Galata ve Eyüp bölgelerinden 15 ve 16. yüzyıla ait 40 defter ortaya çıkarıldığını anlatan Kadir Topbaş, sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu 40 defterle dört bölgemizin bir asrını tanıma ve değerlendirme şansına eriştik. Sicillerin tamamı taranırsa eğer, kütüphanelere sığmayacak büyüklükte bir eser külliyatı ortaya çıkar. Bu eserde bugün de her alanda ışık tutacak, insanların problemlerine çözümler var. Mahkemelere intikal eden çok fazla dava yok aslında. Demek ki mahkeme öncesinde, mahalle ortamından ve yakın çevreden başlayan başka çözümler üretilmiş. Mahkemelere intikal ettiğinde de anında sorun çözen bir sistem getirilmiş. Bu Osmanlı Devleti’nin yönetim anlayışının ne kadar büyük ve güçlü olduğunu ortaya koymaktadır. Ortaya çıkan İstanbul Kadı Sicilleri, İstanbul Kültür Başkenti Ajansı’nın ön önemli eserlerinden biridir. Araştırmacılar için bir ışık, yöneticiler için de bir ufuk olacağına inanıyorum. İnanıyorum ki yurtdışından gelen bilim adamları da bu eseri takip ederek istifade edecek. Başbakanımızın söylediği gibi biz dün kurulmuş bir ülke değiliz. İşte ispatları bu eserde. Binlerce yıllık tarihi geride bırakmış büyük bir medeniyetin mensupları olarak bununla gurur duyuyoruz. Bu eserle geçmişte ne olduğumuzu ve nereye geldiğimizi görme imkanımız var. Bu değerleri genetik hafızasında taşıyan bir millet olarak bugün de dünyaya karşı sorumluluklar taşıyoruz.”

“Bir dönemi kapsayan İstanbul Kadı Sicilleri, bir dönemi kapsasa da yönetim, ticaret ve mahalle ilişkilerine ve buna benzer birçok alanda kentin hafızasını gün yüzüne çıkarma imkanı veriyor” diyen Topbaş, bu eser bize geçmişimizin gücünü ve yapısını gösterdiğini kaydetti. Topbaş, “Kompleksli olanların, hayranlıklarını başka yerde arayanların geçmişinde ne kadar büyük bir güç olduğunu görmesi gerekir. Araştırmacıların aynı yüzyılda batının kayıtlarını incelemelerini tavsiye ediyorum. Bu çalışma, batıda içinde şeytan olduğu düşünülen insanları yakarak yok etmeye çalışan, kilisenin yönlendirmesiyle cadı avına çıkan bir dönemde bizde nasıl bir yönetim ve yargı anlayışı olduğunu ortaya koyuyor” şeklinde konuştu.

ibtanbul hafızası kitaplaştı

Rastgele antibiyotik kullanımı zararlıdır.

Bağcılar’da bulaşıcı hastalıklara ilişkin düzenlenen konferansta sağlık uzmanı Yercanik Merter önemli uyarılarda bulundu. Özellikle hava yolu ile bulaşan hastalıklara karşı mevsimin de etkisi ile dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Merter, rastgele antibiyotik kullanımından da uzak durulması gerektiğini söyledi.

Mevsimsel hava koşulları dolayısıyla salgın hastalıkların artması üzerine Bağcılar’da salgın hastalıklardan korunmaya yönelik konferans düzenlendi. Bağcılar Belediyesi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Hıfzıssıhha Müdürlüğü’nün ortaklaşa gerçekleştirdiği program yoğun ilgi gördü. Bağcılar Kadın ve Aile Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansta Sağlık Eğitim Uzmanı Yercanik Merter önemli uyarılarda bulundu.

Mevsimin kış olması dolayısıyla nezle, grip, verem, bademcik iltihabı, suçiçeği, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, boğmaca, difteri ve menenjit gibi bulaşığı hastalıklardan nasıl korunulacağını ve tedavi süreçlerine ilişkin bilgiler veren Merter, “Rastgele antibiyotik kullanımı yararlı olmadığı gibi zarar da verebilir” dedi.

Hastalıklardan korunmak için öksürürken ve aksırırken ağzın kapatılması gerektiğine dikkat çeken Merter, yerlere tükürülmemesi, kâğıt mendil ya da kâğıt havlu kullanmaya özen gösterilmesi gerektiğini söyledi. Odaların havalandırılmasını söyleyen Merter, “Tozdan kaçınılmalı, halılar ve kilimler toz kaldırmayacak biçimde temizlenmeli. Eller, yemekten önce ve sonra, tuvaletten önce ve sonra, dışarıdan eve gelince sabun ve bol su ile 15-30 saniye iyice yıkanmalı. Beden temizliğine özen gösterilmeli” dedi.

Rastgele antibiyotik kullanımı zararlıdır

2013 Yılında Umre’ye gidecek vatandaşların kayıt işlemleri başladı. Bağcılar ilçemizden Umre turlarına katılacak olan vatandaşlarımız Bağcılar Müftülüğüne gidip, kayıt yaptırmaları gerekmektedir. İlk tur Umre yolculuğu 26 Ocak 2013 Cumartesi günü başlayacak.

Vatandaşlarımız umre hakkındaki her türlü bilgiyi Bağcılar Müftülüğü'nden alabilecekler. 2013 yılı kesin umre turları ile bunlara ilişkin ücretlerin; Suudi Arabistan'daki şartlar ve uçak bilet fiyatları belirlendikten sonra açıklanacaktır. Ancak geçen yılın fiyatlarına yakın bir fiyat olacağını tahmin ediliyor.

Bağcılar Müftülüğü'nün adres ve telefonlarını bilmeyen vatandaşlarımız için yeniden veriyoruz.

Yeni Mahalle Mevlana Caddesi No:117 PK:34600 Bağcılar/İSTANBUL

Tel: 0212 657 97 97-98 Fax: 0212 657 97 99

2013 Yılında Umre’ye gidecek vatandaşların kayıt işlemleri başladı

17 Eylül 1961’de idam edilen Başbakan Adnan Menderes’in hayat hikâyesini anlatan “Ben Onu Çok Sevdim” dizisinin hazırlıkları sürüyor.Pana Film’in Atv için çekeceği dizide Menderes’i Mahir Günşıray, eşi Berrin Menderes’i ise İclal Aydın’ın canlandıracağı kesinleşmişti. Menderes’in yasak aşkı Ayhan Aydan rolü için ise ünlü operacıya çok benzetilen Belçim Bilgin ile prensipte anlaşıldı. Ancak Belçim Bilgin’in iş takvimi dizinin çekim tarihlerine uymayınca yeni oyuncu arayışı başladı.Bu nedenle Pana Film, dizinin en önemli kadın karakteri Ayhan Hanım için Nurgül Yeşilçay’a teklif götürdü.

Yönetmenliğini Mehmet Bahadir Er'in üstlendiği dizinin senaryosunu da Seda Altaylı Turgutlu yazıyor.1961 yılında idam edilen Başbakan Adnan Menderes'in hayat öyküsünden yola çıkılarak hazırlanan dizide, Adnan Menderes, eşi Berrin Menderes ve Ayhan Aydan arasındaki aşk üçgenine de değinilecek.

ben onu çok sevdim

Kaynak: www.oyuncularsitesi.com

BAL Ligi 11. grupta yer alan Bağcılar Spor evinde Körfez Bld.Hereke Yıldız Spora 3-1 yenildi. Bu sonuçla BAL liginde sondan üçüncü duruma düşen Bağcılarspor düşme hattında son iki takıma en yakın bir duruma düştü.

12. Hafta sonuçları itibari ile Bağcılarspor yine 9 puanda kaldı ve 12.inciliğe geriledi. Ligde kötü gidişatı durduramayan Bağcılarspor'un evindeki bütün maçları kaybetmesi seyircileri üzüyor. Bağcılarspor'un taraftar grubu Ters Kelepçe alınan sonuçlardan dolayı yönetime ve sporculara eleştirilerde bulundu. Gerekli önlemlerin alınmasını isteyen Ters Kelepçe gurubu 750 bin nüfuslu bir ilçenin takımının başarılara koşması gerektiğini söyledi.

12. haftanın en önemli maçı sonucunda 11. grupta liderlik el değiştirdi. Haftalardır BAL Liginde liderliğini sürdüren Edirne Spor Sultanzazispor'un galibiyet serisi ile liderliği kaptırdı. 11. Haftanın lideri Edirne Gençlik evinde lig ikincisi SultangaziSpor'a 4-2 yenilerek üçüncülüğe düştü.

Bölgesel Amatör Küme 11. gurubun bu haftaki maçlarında en önemli olay deplasman takımlarının biri hariç tümünü konuk takımların kazanması. Lülüeburgaz - Tekirdağ maçı 2-2 beraberlikte biterken diğer maçlarda deplasman takımlarının tamamı galip geldi.

BÖLGESEL AMATÖR LİGİ 11.GRUP 12. HAFTA MAÇ SONUÇLARI
Çerkezköy- Suadiye Bld: 1-2
Edirne Gençlik- Sultangazi: 2-4
İ.Plajyolu- Babaeski: 0-1 K.Sanayi- Sultanbeyli: 1-3
Lüleburgaz- Tekirdağ: 2-2
Bağcılar- Körfez H.Yıldız: 1-3
İncirli- Tuzla: 1-4

BÖLGESEL AMATÖR LİGİ 12. HAFTA PUAN DURUMU

bal ligi 12. hafta puan durumu

Bağcılarspor'un Maç Videolarını Görmek İçin Tıkla....

Kaynak: http://www.istanbulamator.com

BBP Bağcılar İlçe Teşkilatından Bülent Arınç'ın Abcullah Öcalan ile ilgili yaptığı açıklamalara sert açıklama yapıldı. Bağcılar ilçe Teşkilatı Başkanı Sinan Avcı, “Ellerinden gelse Apo’yu suçsuz ilan edecekler” dedi.

Geçtiğimiz günlerde Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Kürt kimliği ve Abdullah Öcalan ile ilgili açıklamalarda bulunmuştu. “Bizim iktidarımızda Kürt kimliği tanındı" diyen Arınç, Abdullah Öcalan’ın bir karanlığın kurbanı olduğunu söylemişti. Akabinde terör örgütü başı Öcalan’ın lise arkadaşı olduğunu belirten bir kişinin, “Apo namazında, niyazında bir insandı” şeklinde açıklamalarıysa konuyu daha da alevlendirmiş ve Arınç’a tepkiler yağmıştı.

MEĞER APO’NUN SUÇU YOKMUŞ, KULLANILMIŞ!

Bebek katilinin kamuoyuna iyi lanse edilmeye çalışıldığı ifaden Başkan Avcı, “ Bülent Arınç, birçok kez PKK’lı hainleri, eli kanlı katilleri, çocuk istismarcılarını, emperyalist güçlerin yıllardır uşaklığını yapan kanı bozukları, bu yüce Türk milletine neredeyse evliyaullah şeklinde sunmaya başladı. Daha önce de çıkıp, ‘O işkence gören bayana yapılanlar bana da yapılmış olsaydı, ben de dağa çıkardım’ diyebilecek kadar pervasızlaşan bu milletin bakanı hükümet sözcüsünü kınıyor, onları şehit aileleri ve gazilerimize havale ediyorum” şeklinde konuştu.

“Sizce durup dururken Bakan acaba neden Apo’nun okul hayatına değiniyor?” diyen Avcı, “Bu konuşma gündeme ne diye oturtuluyor? Bahsetmiş olduğu okul dönemi arkadaşlarından birisi TV’lere çıkmaya, bebek katili Apo hakkında methiyeler düzen açıklamalar yapmaya başlıyor. Meğerse bu Apo haini dindarmış, namaz kılarmış, iyi aile çocuğu ve saf Anadolu delikanlısıymış. Birçok kanlı eylemin planlayıcısı Apo, meğerse kullanılmış” diyerek tepkisini dile getirdi.

EV HAPSİ PROJESİNE ZEMİN HAZIRLANIYOR

Abdullah Öcalan ve terör suçlularını affetmenin yolunu açmak amacıyla bu konuşmaların yapıldığını belirten Avcı, “Ellerinden gelse bebek katili Apo’nun suçsuz yere ceza evinde yattığını söyleyecekler. Mesele zaten bu, milletimize Apo ve teröristleri şirin göstermek ve hükümetin bu vatan haini için ev hapsi projesinin önünü aralamak” diye konuştu.

Avcı, “Siz değil miydiniz Türkmen kardeşlerimize zulmü reva gören? Barzani’yi şeref konuğu yapan ve binlerce kişiye Ankara’da, ‘Türkiye seninle gurur duyuyor’ diye alkış tutturan? Siz değil miydiniz Irak’ta milyonlarca masum insan katledilirken, sessiz kalıp Suriye için aslan kesilen? Siz değil miydiniz şehit ailelerinin acısını hiçe sayıp, adına önce Kürt açılımı koyup sonra, ‘Demokratik birlik ve kardeşlik projesi’ diye değiştirerek Habur’da ‘pişmanım’ bile dememekte ısrar eden teröristleri davul zurna ile karşılayan? Sizler unutsanız da biz Alperenler unutmadık, unutturmayacağız da” ifadelerini kullandı.

BU NEYİN ÖDÜLÜDÜR?

Helikopter kazasında hayatını kaybeden Muhsin Yazıcıoğlu’nun lider olarak örnek alınması gerektiği vurgulayan ve helikopter kazsı sonrası yaşananlarla dikkat çeken Avcı, “Haksız yere 10 yıla yakın cezaevinde kalmasına rağmen cezaevi çıkışında, ‘Ben devletime küsmem. Haklı veya haksız devletim ne yapmışsa doğrudur, doğru yapmıştır” diyen Şehit Muhsin Yazıoğlu’nu sağ iken anlayamayanlar, yaptıklarını kitaplardan okusunlar ve devlet adamlığı nasıl olur, öğrensinler” dedi.

25 Mart 2009 tarihinde, Yazıcıoğlu’un bulunduğu helikopterin düşmesinin ardından yapılan açıklamalara da değinen Avcı şöyle konuştu:“ Kurtuldu yaşıyor, kaval kemiği ve birkaç kaburgası kırık, hastaneye getiriliyor” şeklinde açıklama yapıldı. Açıklamadan sonra arama-kurtarma çalışmalarının saatlerce durmasına neden olan eski Kayseri Valisi Mevlüt Bilici’nin Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL tarafından Danıştay üyesi olarak atanmasını da soruyorum. Neyin ödülü, bu üyelik? Sizleri BBP Bağcılar olarak kınıyorum.”

sinan avci bülent avciyi eleştirdi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, partisinin Bağcılar İlçe Başkanlığı'na yaptığı ziyaret sırasında gündemdeki konulara ilişkin bir basın açıklaması yaptı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir televizyon kanalında yaptığı 'Dinleniyorum' şeklindeki açıklamasıyla ilgili olarak Tekin,

"Özellikle iki ay önce hem soru önergesi olarak, hem de basın yoluyla paylaşmış olduğumuzu 'sayın başbakan dinleniyor musunuz?' diye sorularımıza nihayet sayın Başbakan'ın kendisi itiraf etti. Bir ülkenin Başbakan'ının güvenliği o ülkenin yurttaşlarının güvenliği demektir. Eğer bir ülkede başbakanın güvenliği yoksa 74 milyon vatandaşımızında güvenliği yoktur demektir. Ne yazıkki bugüne kadar 2005 yılından sonra gerek gazeteci siyasetçi gerek toplumun önemli kesimleri çeşitli nedenlerde yasadışı dinlemeler sonucu gazetelerin tv'lerin konusu olmuştu.

Biz beklerdik ki hukuk devleti olan bir ülkede bunlara müdahale edilsin. Ancak ne yazık ki herkes seyirci kaldı. Aklıma Cumartesi annelerinin çok güzel bir sloganı geldi; 'Susma, sustukça sıra sana da gelir'. Sıra başbakana kadar gelmiş" dedi.

"BAŞBAKAN KİM TARAFINDAN DİNLENİLDİĞİNİ KAMUOYUYLA PAYLAŞMALIDIR

Tekin, "Birincisi yasama, yürütme ve yargıyla ilgili sayın başbakanın itirazları, öbür tarafta da sayın başbakanın dinleniyorum itirafı. Başbakanın dünkü konuşmasında dünyanın her yerinde derin devlet olduğunu itiraf etti. Devlet kavramı dünyanın her yerinde var. Gelişmiş, evrensel hukukla yönetilen hiçbir ülkede başbakanlar dinlenilmez. Hiçbir ülkenin başbakanı baba ocağına giderken 600 polisle gitmez, hiçbir başbakan Hz. Mevlana'nın törenine giderken yüzlerce polisle gitmez. Bu süreç bizi kaygılandrırıyor. Devletin bütün kurumları elinizde. Sayın başbakan kim tarafından dinlenildiğini kamuoyuyla paylaşırsa hiç olmazsa bundan sonraki süreçte kimseler dinlenmemiş olur. Bu vesileyle de hiç kimse dinlenmemiş olur" diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın geçmişte belediye başkanlığı yaptığını hatırlatan Tekin, Erdoğan'ın belediyeyi yönetir gibi Türkiye'yi yönetmek istediğini ifade etti. Tekin, "Ahmet'e ihaleyi verdim. Mehmet'e şunu verdim. Şunu şuraya atadım. Ancak devlet kavramında bunun böyle olmadığını sayın başbakanda bilmesi gerekiyor. Yasama, yürütme, yargı şu an ne yazıkki iç içe girmiş. başbakan defalarca kendisi itiraf etti; 'Ben talimat verdim'. ben talimat verdim dediğiniz andan itibaren, Türkiye'de yargı tarafsızlığını yitirmiş demektir" ifadesini kullandı.

'ODTÜ REKTÖRÜNÜ KUTLUYORUM'

Bir gazetecinin "Başbakan Erdoğan'ın ODTÜ'de yaşanan olaylara yönelik yaptığı 'Eğer bu hocalar öğrencilerini böyle yetiştiriyorsa onlara yazıklar olsun' açıklamasıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?" sorusuna Gürsel Tekin, "ODTÜ rektörünü kutlamak istiyorum. İlk kez bir bilim yuvasında öğrencilerinin coplandığı, gazlandığı bir yerde öğrencilerine sahip çıktığı için kendisine çok teşekkür ediyorum. 30 yıldır siyasetin içinde olan insanlarız. 30 yıl içirisinde başbakanlar, siyasi liderler üniversitelere gittiğinde 3 bin polisle gitmiş miydi? Nereye gidiyorsunuz kardeşim? Savaş alanınamı gidiyorsunuz? 3 bin polisle bir bilim yuvasına girilmez sayın başbakan. bunu bilmeniz lazım. Bu ülkenin öğrencileri, aydınları itirazlarını yapacak. Buna alışık olacaksınız. bunu şiddetle reddediyorum.

Uludere'nin bir tek sorumlusu var sayın başbakanın kendisidir. Yetki başbakandadır. sayın başbakan bu yetkiyi kendisi kullanmamış olsa bile kime yetki verdiğini çok iyi biliyor. uludere'nin üstününü kapanması mümkün değildir" diye yanıt verdi.

'İSTANBUL ÇARESİZ BİR KENT HALİNE GELDİ'

Öte yandan Tekin, CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı kim olacak şeklindeki soruya da "İstanbul çaresiz bir kent haline gelmiş. Alt yapı sorunu çözülememiş, planlama sorunun çözülememiş, ulaşım sorunu çözülememiş, mülkiyet sorunu çözülememiş, çözülememiş yüzlerce sorun söyleyebilirim. çözülmüş ne var? Sadece kendi camiasındaki yurttaşların rantları çözülmüştür. hava alabileceğimiz bir yer yok İstanbul'da. İstanbul'un derdini konuşalım. Yoksa Ahmet mi olur Mehmet mi olur o kolaydır. CHP bununla meşgul değlidir. CHP önümüzdeki dönemde İstanbul'un derdine nasıl çare olacak? Her yurttaşın bir tanesinin mülkiyet sorununu nasıl çözecek o projemiz var. Ulaşım sorununu nasıl çözeceği onu anlatacağız" diye yanıtladı.

bağcılar teşkilatı gürsel tekini ağırladı

Kaynak: http://bagcilar.chpistanbul.org.tr

Bağcılar Devlet Hastanesi'nde güvenlk görevlisi olarak çalışan Özgür Ergün'den örnek davranış.

Bağcılar Devlet Hastanesinde 5 yıllık güvenlik görevlisi Özgür Ergün görevi esnasında yerde bulduğu maddi değeri 8000 TL olan pırlanta yüzük buldu. Pırlanta yüzüğün sahibini araştırarak bulan ve teslim eden Özgür Ergün'e hastane yönetimi ve mesai arkadaşlarından tebrikler yağdı. Bu örnek davranışı hastane yönetimince takdirle karşılandı.

Bağcılar Devlet Hastanesi'nde 5 yıldır güvenlik görevlisi olarak görev yapan Özgür Ergün, hastanenin Psikiyatri Uzmanı Zerrin Binbay'a ait olduğu tespit edilen yüzüğü sahibine teslim etti. Özgür Ergün'ün bu davranışı Hastane Yöneticisi Prof. Dr. Ahmet Yaser Müslümanoğlu tarafından takdirle karşılandı. Yüzük sahibi Uzm. Dr. Zerrin Binbay, Özgür Ergün'e teşekkürlerini belirti. Uzm. Dr. Zerrin Binbay yüzüğün maddi değerinden çok manevi değerinin olduğunu belirtti.

Özgür ergun bulduğu pırlantayı teslim etti.

ESAYDAM’da seminer veren Psikoterapist Mehtap Kayaoğlu, geçmişe çok fazla takılıp kalan insanların depresyona girdiğini, gelecek kaygısı taşıyanların da panik atak hastalığına yakalanma olasılıklarının yüksek olduğunu belirterek “Mümkün oldukça bu anı yaşamak lazım” dedi.

Psikoterapist Mehtap Kayaoğlu, Esenler Belediyesi Aile yaşam ve Danışma Merkezi (ESAYDAM)’nde seminer verdi. Çok sayıda kişinin katılım gösterdiği seminere özellikle kadınlar büyük ilgi gösterdi. Seminerde, “ Doğru düşün mutlu ol” konu başlığı çerçevesinde konuşma yapan Psikoterapist Mehtap Kayaoğlu, mutlu olmak için doğru düşünmenin önemli olduğunu söyledi. Mutlu insanların özellikleri hakkında bilgi veren Kayaoğlu, insanları olduğu gibi kabul etmek gerektiğini belirterek Kayaoğlu, “Herkes herkesi terbiye etmeye çalışıyor. Bu huyumuzdan vazgeçmemiz gerekiyor. Biz Türk milletinin böyle bir özelliği var” dedi.

Mutlu insanların düne ve geleceğe takınmayıp bugünü güzel yaşama gayretinde olduğunu söyleyen Kayaoğlu, bizim toplumumuzdaki insanların geçmişe ve geleceğe takıldıklarını ve bu nedenle bugünü kaçırdıklarını ifade etti. Geçmişe çok fazla takılıp kalan insanların depresyona girdiğini söyleyen Kayaoğlu, gelecek kaygısı taşıyanların da panik atak hastalığına yakalanma olasılıklarının yüksek olduğunu söyledi. “Mümkün oldukça bu anı yaşamak lazım” diyen Kayaoğlu, mutlu insan olmak için kişinin kendisini mutlu edecek ekinlikler yapması gerektiğini vurguladı.

Motive etmenin ve iltifatın mutlu olmak için önemli olduğunu kaydeden Kayaoğlu, “Kendiniz için doğru ve güzel olanı yapın. Kendinizi kötü hissettiğinizde ‘Zaten ben ne işe yarıyorum ki’ gibi böyle olumsuz düşünceyi yaymayın” dedi.

ESPRİTÜEL YANLARINIZI GELİŞTİRİN

“Doğru yerde hayır demeyi bilin” diyen Kayaoğlu, toplumumuzdaki bir çok insanın hayır demeyi bilmediğini söyledi. “Hayır” demeyi bilmenin önemli olduğunu kaydeden Kayaoğlu, kişinin hoşuna gittiği olay veya durumlara evet, hoşuna gitmediklerine ise hayır demesi gerektiğini söyledi.

Evlilikte problem yaşayan çiftlere de tavsiyeler de bulunan Kayaoğlu, evlilik terapileriyle evliliği kurtarmanın mümkün olduğuna dikkat çekti. Özellikle çiftler arasında bir şeye gönül koyulduğunda çiftlerin birbirini değil kendini cezalandırdığını söyledi. Mutlu insanların alınganlık yapmadığını belirten Kayaoğlu, “Mutlu insanlar alınganlık yapmazlar. Her şeye küsmezler” dedi. Esprili insanların diğer insanlara göre daha mutlu olduğunu da sözlerine ekleyen Kayaoğlu, “Espritüel yanlarınızı geliştirin. Espri yeteneği gelişen insanlar pozitif ve mutlu olurlar” diye konuştu.

Kayaoğlu, konuşmasının ardından dinleyicilerden gelen soruları cevapladı.

panit atak hastalığına yakalanmaDOĞRU DÜŞÜN MUTLU OL

Medipol Üniveristesi’nin düzenlediği “Sosyal Belediyecilik” konferansına katılan Başkan Çağırıcı, burada farklı yönleriyle sosyal belediyecilik uygulamalarını anlattı. Çağırıcı, özellikle engellilere yönelik çalışmalar hakkında bilgiler verdi.

Medipol Üniversitesi Fizyoterapi Bölümü ve Fizyoterapi Kulübü öğrencileri, “Sosyal Belediyecilik” konulu bir program düzenledi. Program kapsamında Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, konferans verdi. Üniversitenin Unkapanı’ndaki yerleşkesinde gerçekleştirilen programda Başkan Çağırıcı, öğrencilere sosyal belediyecilik kapsamında yaptıkları çalışmaları bir sunumla anlattı. Yaşlı ve bakıma muhtaç vatandaşlara yönelik yapılan çalışmalara değinen Çağırıcı, özellikle engelliler için yaptıkları çalışmalar anlattı.

Engellilerin rehabilitesi ve hayata katılımına yönelik önemli çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Çağırıcı, bunun için Engelliler Sarayı’nı inşa ettiklerini söyledi. Buranın tamamen engellilerin sosyal hayata katılmaları için tasarlandığını ve 25 farklı branşta meslek edindirme eğitimlerinin verildiğini anlatan Çağırıcı, daha önce merkezi gezen öğrencilere Engelliler Sarayı’nı nasıl bulduklarını da sordu.

Engelli sporcuları da öğrencilere tanıtan Çağırıcı, “Engelli sporcularımız, yurt içi ve yurt dışında katıldıkları pek çok etkinlikte büyük başarılar elde ettiler. Hamide kızımız (Kurt) Hollanda’da gerçekleştirilen Avrupa Şampiyonası’nda birinci oldu” dedi.

Bağcılar İletişim Merkezi (BİLMER) hakkında da bilgiler veren Çağırıcı, yeni sistemle, insanların belediyeye gelmeden işlerini internet üzerinden halledebileceklerini söyledi. “İnsana hizmet etmek kadar güzel bir şey yok” diyen Çağırıcı, belediye olarak bütün çalışmalarının odağında insana hizmet etme düşüncesinin yattığını belirtti.

Öğrencileri, Bağcılar Belediyesi Nostalji Bahçeleri’nde piknik yapmaya davet eden Çağırıcı, Medipol Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sebahattin Aydın’na da programdan dolayı teşekkür etti.

lokman çağırıcı sosyal belediyeciliği anlattı

Esenler’in sesi olan Kentim Esenler Gazetesi’nin 32. sayısı okuyucularla buluştu. İlçe sakinlerini yakından ilgilendiren çok sayıda haberin yer aldığı Kentim Esenler, 2012 yılının son ayında da zengin içeriğiyle Esenler’de yaşanan tüm gelişmeleri ilçe sakinlerine aktarıyor.

Esenler’de yaşanan tüm gelişmeleri objektif bir bakış açısıyla aktaran ve vatandaşlardan büyük ilgi gören Kentim Esenler'de, bu ay da ilçeyle ilgili çok sayıda haber yer alıyor. Esenler halkının sesi olan Kentim Esenler Gazetesi’nin 20 sayfalık Aralık ayı sayısında; ilçede hayata geçen ve yakın gelecekte uygulanacak projelerin yanı sıra eğitim, kültür, iş dünyası, çevre, sivil toplum kuruluşları ve spor ile ilgili çok çeşitli kategoride haberler bulunuyor.

Manşetinde Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu’nun, Türk basınında geniş yer bulan Kentsel Dönüşüm ile ilgili Esenler halkının merak ettiği tüm soruları yanıtladığı bu sayıda, İETT Genel Müdürü Dr. Hayri Baraçlı ile yapılan röportajla toplu taşıma konusunda sevindirici haberler, yakın gelecekte uygulanacak projelerle ilgili soruların yanıtları da yer alıyor. Türkiye’nin önde gelen köşe yazarlarının Esenler için yazdığı ‘Yazarların Gözünden Esenler’ bölümünde Star Gazetesi yazarı Yusuf Ziya Cömert de, “Suların akması artık devrim değil” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Bu ve benzeri güncel birçok habere rahat bir şekilde ulaşabilmek için Esenler’de ücretsiz olarak dağıtımı gerçekleşen Kentim Esenler gazetesini; Esenler Belediyesi, Muhtarlıklar, Esenler Kültür Merkezi, Esenler Spor Kompleksi, ESAYDAM, ESEV, ESGEV, Adnan Büyükdeniz Dijital Kütüphanesi, Fevzi Çakmak Bilgi Evi ve Halk Kütüphanesi’nden temin edebilirsiniz.

kentim esenler 31 sayıya ulaştı

Esaydam’da seminer veren Psikolog Osman Baş, anne baba olmaya zihinsel olarak kişinin kendisini hazırlamasının önemli olduğunu ifade ederek karar vermeden önce çocuk sahibi olan anne babaların stres yaşayabileceğini ve bu durumun da çocuğa yansıyabileceğini ifade etti.

Esenler Belediyesi Aile Yaşam ve Danışma Merkezi (ESAYDAM)’nde düzenlenen programda Psikolog Osman Baş, “Ebeveynliğe hazır mısınız” konulu seminer verdi.

Özellikle kadınların ilgi gösterdiği seminerde dinleyiciler ile interaktif bir iletişim kuran Psikolog Osman Baş, anneliğin içgüdüsel mi yoksa öğrenilebilir mi? sorusu üzerinde durarak konuya açıklık getirdi ve öğrenilebilir olduğunu vurguladı.

Bir çok annenin çocuk sahibi olduktan sonra kendisini anne hissettiğini ve bu durumdan keyif alarak bu rolü benimsediğini söyleyen Baş, anne olmanın hem sosyo- kültürel hem de içgüdüsel yanlarının olduğunu belirtti. Herkesin anneliği aynı şekilde istemeyeceğine dikkat çeken Baş, “Çocuğa karşı hissedilen duygular, deneyimler ve eğitim sonucunda oluşur” dedi. Bebekleri aşırı seven, onlara aşırı ilgi gösteren bir kadının iyi bir anne olmak için yeterli olmayabileceğini ifade eden Baş, bebek ile anne ilişkisinin zaman içinde gelişeceğini vurgulayarak, “Önemli olan sağlıklı ilişkiyi kurabilmek” dedi.

ÇİFTLER BİRLİKTE PLAN YAPMALI

Anne baba olmayı etkileyen etmenler konusuna ışık tutarak konuşmasına devam eden Baş, aile adını devam ettirmek, evliliği bir arada tutmak, yaşlılıkta yalnızlıktan korunmak ve sahip olmadığınız hayatı çocuklara yaşatmak gibi amaçlarla insanların çocuk sahibi olmak isteyebileceğini anlatan Baş, çocuk sahibi olmanın insan yaşamındaki en önemli olaylardan birisi olduğunu belirtti. Anne baba olmaya zihinsel olarak kişinin kendisini hazırlamasının önemli olduğunu kaydeden Baş, karar vermeden önce çocuk sahibi olan anne babaların stres yaşayabileceğini ve bu durumun da çocuğa yansıyabileceğini ifade etti. Bu nedenle evli çiftlerin anne baba olmaya birlikte karar vermesi gerektiğini belirten Baş, “Çiftler birlikte plan yapmalıdır. Özellikle bir kadın için hamile kalmaya hazır olmak önemlidir. Aksi takdirde kadının fiziksel, duygusal ve sosyal yaşamı alt üst olabilir.” dedi.

anne baba olaya hazırmısın

Bahçelievler Belediyesi Prof. Dr. Ayhan Songar Sevgi Evi Rehabilitasyon Merkezinde terapi gören hastalar el emeği göz nuru eserlerini Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezinde sergiliyor.

Sosyal ve duygu durum bozukluğu taşıyan hastaların yaptığı, resim, dikiş ve el sanatlarından oluşan yılsonu sergisinin açılışı Belediye Başkanı Osman Develioğlu Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Yöneticisi Uz. Dr. Murat Ertemir, Başhekimi Doç. Dr. Murat Erkıran ve Ak Parti İlçe Başkanı Dr. Hakan Bahadır tarafından yapıldı.

Sergi açılışında konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu “Sevgi her şeyin başlangıcı. Sevgiyle yoğrulup, sevgiyle eğitilerek bu anlamlı sergiye emeklerini veren Sevgi Evimize devam eden dostlarımızı yürekten kutluyorum” dedi.

Öte yandan, Başkan Osman Develioğlu’na Sevgi Evi’nde terapi gören hastalar tarafından, günün anlamı adına armağan sunuldu. Sergi 22 Aralık tarihine kadar gezilebilecek…

terapi gören hastalar el emeği göz nuru eserlerini Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezinde sergiliyor

Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Medya ve Halkla İlişkiler Boyutuyla Kentsel Dönüşüm Sempozyumu düzenlendi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar tarafından açılışı yapılan sempozyumda belediye başkanları ve medya yöneticileri farklı yönleriyle kentsel dönüşümü anlattı.

Marmara Belediyeler Birliği ile Yıldız Teknik Üniversitesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın da desteğiyle “Medya ve Halkla İlişkiler Boyutuyla Kentsel Dönüşüm Sempozyumu” düzenledi. Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Beşiktaş’taki yerleşkesinde gerçekleştirilen sempozyuma, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, Marmara Belediyeler Birliği Başkanı ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ile çok sayıda belediye başkanı, gazeteci ve yazar katıldı.

Düzenlenen oturumlarda gazeteciler ve belediye başkanları kentsel dönüşümü farklı yönleriyle ele aldı. Medya çalışanları kendilerine yeterli bilgi akışının olmadığını anlatırken, belediye başkanları ise özellikle Van depreminin ardından medyanın rolünün olumlu olduğuna değinerek kentsel dönüşüm uygulamalarının sağlıklı bir şekilde uygulanabilmesi için medyaya önemli görevler düştüğünü dile getirdi.

Program kapsamında Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı da belediye başkanları oturumunun oturum başkanlığını yaparak, Bağcılar’daki uygulamaları anlattı.

Programın açılış konuşmasını Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar yaptı. Bayraktar, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve bu kanunun uygulamasına yönelik yönetmelik hakkında bilgi verdi.

Kentsel dönüşümün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de önemli bir konu olduğunu ifade eden Bayraktar, Türkiye’nin nüfusunun yaklaşık 75 milyon olduğu ve bu nüfusun yüzde 76’sının şehirlerde yaşadığını hatırlattı.

Türkiye’de kentleşmenin 1950’li yıllardan itibaren artmaya başladığını anlatan Bayraktar, şehirleşmenin getirdiği problemlerin çözümüne yönelik herkesin kafa yorduğunu söyledi. “Bugün İstanbul, İzmir, Bursa, Kocaeli, Adana, Batman, Diyarbakır, Van'da çok ciddi şekilde şehircilik, kentsel dönüşüm problemleri var” diyen Bayraktar, “Bu problemler katlanarak arttı. Son 10 yılda göreceli olarak gecekondu, kaçak yapılaşma nispeten durdu. 1999 depreminden sonra da konut yapımına bir ciddiyet geldi'' dedi.

Türkiye’de yaklaşık 20 milyon konut stoğunun bulunduğunu hatırlatan Bayraktar, son 10 yılda 5 milyon konut üretildiğini söyledi. Bunun 500-550 binin kamu, 4.5 milyonunun da özel sektör tarafından üretildiği bilgisini veren Bayraktar, bu konutların da göreceli olarak mühendislik hizmeti aldığının ve sağlam olduğunun söylenebileceğini belirtti. Türkiye’de 6,5 milyon konutun zaman içinde mutlaka yenilenmesi gerektiğine dikkat çeken Bayraktar, ''Bu tabii zor bir iş. Dünyanın en zor işi. Bu iş için çok ciddi kaynak lazım. Demokrasilerle idare edilen ülkelerde vatandaşa rağmen bir adım atamazsınız, devlete rağmen de bir şey yapamazsınız. Vatandaş ve devletin bu işi içselleştirmesi, kabul etmesi lazım'' diye konuştu.

Belediyeler arasında siyaset farkı gözetmediklerini dile getiren Bayraktar, kentsel dönüşümde mutlaka başarı elde edilmesi gerektiğini vurgulayarak, İstanbul'un, bu işin amiral gemisi olması gerektiğini söyledi.

Programın açılışında Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek ve Marmara Belediyeler Birliği Başkanı Recep Altepe de konuştu. Yüksek, şehir bilincinin oluşturulması üzerinde dururken, Altepe, özellikle Bursa’da yaptıkları kentsel dönüşüm çalışmaları hakkında bilgiler verdi.

Açılış konuşmalarının ardından oturumlara geçildi. Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı’nın başkanlığını yaptığı oturumda, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay, Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu, Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın ve Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün kendi ilçelerindeki kentsel dönüşüm uygulamalarına ilişkin sunum yaptı.

Medya çalışanlarının sunum yaptığı iki oturum daha gerçekleştirildi. Sabah Mehmet Ali Birand’ın başkanlığında gerçekleştirilen oturumda, Abbas Güçlü, Ali Çağatay, İsmail Küçükkaya ve Mahmut Övür konuştu. Öğleden sonra oturumunda ise Anadolu Ajansı Haber Müdürü Zeki Gümüş, Yenişafak Gazetesi İstihbarat Şefi Recep Yeter, Habertürk Televizyonu İstihbarat Şefi Rıdvan Bıyık, İhlas Haber Ajansı Bölge Müdürü Oğuzhan Güven ve Habertürk Gazetesi’nden Esra Boğazlıyan kentsel dönüşümün medyada algısına yönelik sunumlar yaptı.

kentsel dönüşüm sempozyumu

Sağlık Bakanı Akdağ, yeni yılla birlikte ağır ruh sağlığı problemi olan hastaların tedavi edileceği toplum temelli ruh sağlığı merkezlerinin sayısının artırılacağını açıkladı.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bakanlığının 2013 yılı projelerini gazetecilere anlattı.

Yeni yılda ruh sağlığı hizmetleriyle ilgili yenilikler olacağını açıklayan Akdağ, ''Hastaların depo hastanelere götürüldüğü modelden Toplum Temelli Ruh Sağlığı Modeli'ne geçiyoruz'' dedi.

Şu anda 50'den fazla toplum temelli ruh sağlığı merkezinin bulunduğunu bu sayının 200'ün üzerine çıkarılacağını belirten Akdağ, şöyle devam etti:

''Bütün şehirlerimizde ruh sağlığı problemi olan hastalarımızı toplum içinde tedavi edebileceğimiz, ailesiyle ya da toplumla irtibatını daha yakın tutup rehabilitasyonunu sağlayabileceğimiz bir modele geçiyoruz. Bu hastaneleri 2-3 yıl içerisinde dönüştürmüş olacağız. Yani yüzlerce kişinin bir arada toplandığı hastanelerden kişinin daha çok kendi ortamında tedavi gördüğü bir modele geçiyoruz.''

recep akdağ akıl hastanelerini kapatıyor

Başkan Topbaş, her gün 800 bin kişinin kullandığı metrobüs hattında yaşanan yoğunluğu azaltmak için yan yollara ek otobüs seferi koyacaklarını açıkladı.

Saraçhane Belediye Sarayı’nda gazetecilerin sorularını cevaplandıran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, her gün 800 bin kişinin kullandığı metrobüs hattında yaşanan yoğunluğu azaltmak için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Metrobüs hattındaki yoğunluğun, E-5 yan yola aynı güzergahta konulacak ek otobüs seferleriyle azaltılacağını belirten Başkan Topbaş, “Yan yollardan yeni otobüs seferleri koyuyoruz. Vatandaşımız metrobüse girmeden yan yol otobüslerini kullansın ve metrobüsteki yoğunluk biraz yan yollara çekilsin istiyoruz” dedi.

“Metrobüs hattında çalışan araçlar yeni, fakat yoğun talep nedeniyle kapasitesinin üstünde yolcu taşımak zorunda kalıyor” diyen Başkan Kadir Topbaş, “Esasında lastik tekerlekli otobüs sistemlerinde maksimum taşıma saatte 18-20 bin yolcudur. Pik saatlerde maksimum taşımayı geçtiğimiz zaman problemler yaşanıyor. Metrobüste şu anda saatte ortalama 32 bin yolcu taşınıyor. Metrobüs hattı lastik tekerlekli sistemi aşan bir taşıma yöntemi oldu” şeklinde konuştu.

Metrobüs hattındaki yolcu kapasitesinin aslında raylı sistem yoğunluğuna sahip olduğunu ifade eden Kadir Topbaş “Hafif metro sistemi olması gereken bu hat esasında. Günlük 400 binler beklerken 800 binleri yakaladığımız yoğun bir hat oldu. E-5 üzerinde şartları zorlayarak sıkıntılar içinde metrobüs hatları oluşturduk. Yolu 12 şeride çıkarttık. Yan yollar yaptık. Gönül ister ki, orada 2 gidiş 2 geliş metrobüs hattı olsun ve bu problemler yaşanmasın. Böyle bir imkanımız şansımız yok” şeklinde konuştu.

Metrobüs hattında yaşanan sıkıntıları en aza indirmek için çalışma yaptıklarının altını çizen Topbaş, şunları kaydetti; “Teknik ekiplerimiz kazaların olmaması, sıkıntıların ve aksamaların olmaması için çalışıyor. Çünkü oradaki bir saatlik aksama 40-50 bin kişiyi etkiliyor. Birçok vatandaşımız mağdur oluyor. Yoğunluğu azaltma imkanımız yok, çünkü talep çok fazla. Sistemi daha iyileştirmek için fazla otobüs sokamıyorsunuz. Sistem çalışmaz, tıkanır. Otobüsleri belli aralıklarla yürütmek zorundayız. Sıkıntıları azaltmak için yeniden düzenlemeler yapılıyor.”

metrobüs yoğunluğuna çözüm bulundu

Bağcılar Spor evinde Lüleburgaz Spor'a evinde yenilerek bu haftada puan kaybetmeye devam etti. Lider Edirne Gençlik Sporun yenildiği 11. hafta müsabakasında evinde LüleburgazSpora evinde 3-2 yenilerek mağlup odu.

BAL Liginin 11 puanla 11. sırasında bulunan Bağcılar Spor 23 gol ile ligin en fazla gol yiyen ikinci takımı oldu. Üst üste yenilgiler alarak BAL Liginde aradığı performansı yakalayamayan Bağcılar Spor ligin alt sıralarına doğru inmeye devam etti.

BÖLGESEL AMATÖR LİGİ 11.GRUP 11. HAFTA MAÇ SONUÇLARI
15 Aralık 2012 14:00 SULTANGAZİ SPOR 4-0 İZMİT ÇENESUYU PLAJYOLUSPOR
16 Aralık 2012 13:30 BABAESKİSPOR 0-2 İNCİRLİ
16 Aralık 2012 13:30 SUADİYE BELEDİYESPOR 2-1 K.ELİ SANAYİ
16 Aralık 2012 13:30 TEKİRDAĞSPOR 2-1 EDİRNE SPOR GENÇLİK
16 Aralık 2012 13:30 KB HEREKE YILDIZSPOR 2-1 SULTANBEYLİ BELEDİYESPOR
16 Aralık 2012 14:00 BAĞCILAR 2-3 LÜLEBURGAZSPOR
16 Aralık 2012 14:00 TUZLASPOR 5-1 ÇERKEZKÖY SPOR

BÖLGESEL AMATÖR LİGİ 11. HAFTA PUAN DURUMU

bal ligi 11. hafta puan durumu

Bağcılarspor'un Maç Videolarını Görmek İçin Tıkla....

Kaynak: http://www.istanbulamator.com

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ''BM sisteminin reforme edilmesi için yeni bir dünya savaşını beklememiz gerekiyor. Bu günkü dünyada meşruiyeti ciddi bir şekilde sorgulanıyor'' dedi.

Uluslararası İşbirliği Platformu'nun Çırağan Sarayında düzenlediği Boğaziçi Bölgesel Ortaklık Zirvesi'nin açılışında konuşan Babacan, zirvenin yeni dünya düzenin daha iyi analaşılması ve ülkeler arasında işbirliğinin artırılması konusunda büyük etkisi olacağını belirtti.

İçinde yaşanılan ekonomik ve finansal krizin, ''kriz öncesi ve sonrası dünya'' diye iki bölümde yakın tarihimizi inceleyecek kadar önemli olduğunu vurgulayan Babacan, son dönemde yaşanan krizin maliyetinin 2. Dünya Savaşı ile mukayese edildiğini, dünyanın yaşadığı en derin kriz olarak değerlendirildiğini söyledi.

Gelişmiş ülkelerin kamu borç stokuna bakıldığında, 2. Dünya Savaşı sonrası borç rakamlarının görülmeye başlandığını vurgulayan Babacan, ''Bütçe açıkları ve kamu borç stokları bazı ülkeler için yıllarca, hatta 10 yıllarca yük olmaya devam edecek. Bu ağır kamu borcu, pek çok ekonominin büyüme potansiyelini aşağıya çekecek. Bu kriz sonrasında dünyada pek çok insan yoksulluk sınırının altına düştü. Kriz, gelir dağılımının bozulmasını beraberinde getirdi'' diye konuştu.

Babacan, 1980'de gelişmekte olan ülkelerin dünya ekonomisindeki toplam ağırlığı yüzde 37 ikin bugün bu oranın yüzde 50'ye ulaştığını, bu güç kaymasının uluslararası platformlarda da artık kendini hissettirdiğini dile getirdi.

"Gerekli adımlar zamanında atılmazsa BM meşruiyetini kaybedecek"

Son 10 yıldır pek çok G-20 Zirvesine katıldığını hatırlatan Babacan, ''Eskiden sadece bakanlar seviyesinde toplanıyordu. 2009'da liderler zirvesi gerçekleştirildi. Çünkü artık anlaşıldı ki, 7 ülkeyi topladığınızda küresel meşruiyet sağlayamıyorsunuz, ekonomik anlamda bir meşruiyet zemini sağlayamıyorsunuz. IMF ve Dünya Bankasının yönetim ve hisse yapıları değişti. Türkiye IMF'nin dünyada en büyük 42. ortağıydı, 20. büyük ortağı oldu. Kriz ve sonrasında önemli yapısal değişimler oldu'' şeklinde konuştu.

Aynı değişimin siyasi cephede görülmediğine dikkati çeken Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"BM sisteminin reforme edilmesi için yeni bir dünya savaşını beklememiz gerekiyor. Bu günkü dünyada meşruiyeti ciddi bir şekilde sorgulanıyor. Tüm dünyanın insanlık adına vicdan azabı çektiği konularda Güvenlik Konseyi işleri kitleyebiliyor. 5 ülkeden sadece bir tanesi yüz binlerce kişinin hayatını kaybedeceği olaylarda bile müdahalede karar anlamında engel oluyor.

Yeni bir küresel siyasi krizi beklemeden bu adımları atmazsak, BM meşruiyetini kaybetmeye başlayacak. En önemlisi de dünya kamuoyundaki meşruiyetini kaybetmeye başlayacak. İşte bu adımlar atılmalı. Zamanında atılmalı ki, bu kürsel yapılar dünyada barış ve istikrarın korunmasına katkı sağlamaya devam etsin."

"AB, ekonomik ve finansal krize kurban edilmesin"

Babacan, AB'nin ortak siyasi çıkarlar zemininde kurulmuş bir birlik olduğunu vurgulayarak, ''Fakat bu krizde ortak çıkar zemini zayıflamıştır. Ülkeleri birbiriyle kaynaştıran ekonomi ve finans unsuru zayıflamış durumda. İşte böyle zayıf bir zemin üzerinde siyasi birliğin sürüdürülmesi tartışmalı bir konu. Şunu unutmamalıyız ki, AB çok önemli bir barış projesidir. Bu projenin ekonomik ve finansal krize kurban edilmemesi gerekiyor'' çağrısında bulundu.

AB'nin hemen yanındaki geniş coğrafyayı kuşatan bölgede kriz sonrası dönemin çok kritik bir dönem olacağını belirten Babacan, bu dönemde bu ülkeler doğru adımları atıp, doğru reformları yapabilirlerse siyasi ve ekonomik cephede çok daha müreffeh ve güçlü bir bölge görülebileceğini söyledi.

Babacan, Ortadoğu ve Güney Afrika'nın dünyada ülkelerarası ticaretin en az olduğu bölge olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bu bölgede mutlaka insanların ve sermayenin daha rahat hareket etmesini sağlayacak tedbirleri almamız gerekiyor. Bu bölgedeki sınırların anlamını yitirmeye başlayacağı bir döneme girmemiz gerekiyor. Eğer bunu bugün yapamazsak tarihi bir imkanı kaçırmış oluruz.

Ticaretin ve sermaye hareketlerinin serbestleşmesi, vize uygulamalarının kolaylaştırılması tüm ülkeler için faydalıdır. Kazan kazan sonucunu elde ederiz. Aksi halde çok zengin ile çok fakirlerin birlikte yaşadığı bir mahallenin huzurlu olması mümkün olmayacaktır. Ekonomik bağımlılık ne kadar çoğalırsa karşılıklı olarak, siyasi istikrar ve güvenlik için güçlü bir zemin oluşmuş olacak."

bm meşruiyeti sorgulansın

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, gazetecilikten dolayı cezaevinde olanlar için, ortak akil çözümler üretilebileceğini belirterek, ''Ama elinde silah soygun yapıp adam öldürenleri ne olur Türkiye'nin önüne gazeteci olarak getirmeyin'' dedi.

Ergin, TBMM Genel Kurulu'nda, Bakanlığının 2013 yılı bütçesi üzerinde konuştu.

Yeni adalet saraylarının önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirten Ergin, demokratik hukuk devleti olmanın gereğinin ''hak arama'' olduğunu söyledi.

Ergin, vatandaşların haklarını arama yollarına sahip olması gerektiğine işaret ederek, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkının bunun ilk örneği olduğunu belirtti. Ergin, kamu denetçiliği kurumunun oluşturulmasının da hak arama yöntemi olduğunu ifade ederek, ''Kaydettiğimiz gelişmelere rağmen, bu sorunun azalarak devam ettiğini belirtmek zorundayım'' dedi.

Vatandaşların dava açmadan önce uyuşmazlıklarının çözümü için arabulucuya gitmelerinin de hak arama yöntemi olduğunu kaydeden Ergin, ceza infaz sisteminde yaptıkları çalışmaları anlattı.

Ergin, konuşmalarında yapıcı ve yol gösterici tespitlerde bulunan milletvekillerine teşekkür ederek, ''Yargının da sorunları vardır ve bunların çözümünde ortak adımların atılması gerekir'' dedi. Görülmekte olan bazı davalarla ilgili değerlendirmeler yapıldığını belirten Ergin, ''Bu değerlendirmeleri yapabilmek için, o dosyaların, iddianamenin ve delillerin tamamına vakıf olmak ve ondan sonra değerlendirme yapmak gerekir. Bu değerlendirmenin bu kürsüden yapılması Anayasa'ya göre çok uygun düşmemektedir. Yargı sisteminin sorunsuz olduğunu iddia etmiyoruz. Türk yargısının belli sorunları vardır ve bu sorunların aşılması için belli bir plan dahilinde çalışmalar yapılmaktadır'' dedi.

Ergin, Pozantı cezaevi failleri ile ilgili hiçbir soruşturma yapılmadığının iddia edildiğini ifade ederek, o konuyla ilgili olarak cezaevinde çalışan görevliler ve olaya karıştığı belirtilen kişiler hakkında davalar açıldığını söyledi.

Bir milletvekilinin, HSYK üyelerinin bir kez seçilmesi ve ikinci kez seçilmemesi yönünde öneride bulunduğunu dile getiren Ergin, ''Bu düşünülebilecek bir husustur, süreleri bir yıl, iki yıl artırılır ve üyeler tekrar seçilemeyecek hale getirilir. Bu da HSYK üyelerinin daha rahat çalışmasına zemin hazırlayabilir'' diye konuştu.

Tutuklu gazeteciler

Bakan Ergin, milletvekillerinin, tutuklu gazeteciler konusunu da gündeme getirdiğini söyledi.

Bu konunun geçen yılki bütçede de dile getirildiğini ve tartışıldığını belirten Ergin, şunları kaydetti:

''Türk demokrasisinin ve hukuk sisteminin, AİHM ve AİHM sözleşmesi karşısında atılması gereken adımlar olduğunu, bu adımların atılabilmesi için ciddi çalışmalar yaptığımızı ifade ettik. 2011'de Avrupa Konseyi ile Ankara'da bir çalıştay düzenledik. Bu çalıştayda Türkiye aleyhine verilen ihlal kararları ve bunların nedenlerini ortadan kaldırmayla ilgili çalışma yapıldı. Bu çalışma sonunda ortaya çıkan ürün 4. yargı paketidir. Paket Bakanlar Kurulu gündemindedir. İnşallah o paketi Meclis'e gönderdiğimiz gün, basın ve ifade özgürlüğü konusunda dile getirilen eleştirilen önemli bir kısmını karşılamış olabileceğimizi düşünüyorum.''

Ergin, tutuklu gazeteci ve öğrenciler konusunda çok farklı rakamlar söylendiğini kaydetti.

Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi'nin (CPJ) geçen yıl Türkiye'de 8 tutuklu gazeteci olduğunu tespit ettiğini ifade eden Ergin, şöyle konuştu:

''Bunun üzerine meslek örgütlerinden CPJ'ye karşı tepki geldi. CPJ, 2012'de 76 kişilik bir rapor yayınladı. 76 kişilik rapordan 70 tanesi, 2011'de de olmasına rağmen 2011'de bunlar gazeteci olarak görülmedi. CPJ, 2011 yılı raporu için, 'gazetecilik mesleği ile cezaevinde bulunmaları arasında bağ kurabildiğimiz 8 kişi var' demişti. Bunu polemik yapmak amacıyla söylemiyorum. Sorunlarımız olduğunu söylüyorum ama bu soruları olduğundan büyük göstermek için, ülkemizi içeride ve dışarıda olmayan bir şeyle itham etmek için aşırı gayretkeşlik hepimize zarar verir.

76 kişilik raporu Ekim ayında açıklayan CPJ, dün itibariyle 76 kişilik raporu revize etti ve 49'a indirdi. Ekim'den bu yana ne değişti de 49'a indirildi- Adalet Bakanlığı'nın açıklamaları ilgili platformlarda paylaşılmıştır, bunun üzerine 76 kişilik liste dün itibariyle 49'a indirilmiştir. Bu 49 kişilik liste de indirilecektir. 49 kişilik liste içerisinde, banka soyan, adam öldüren, polisi öldüren, bekçiyi öldüren, adam kaçıran, gasp yapan... Yargılananlardan 7'sinin davası bitmiştir, mahkumiyetleri kesinleşmiştir. Bunların gazetecilik ile ilgisi yok. Polisi şehit eden katilin tabi olduğu örgüt mensuplarının işlediği fiillerdir bunların bir kısmı. Bunlara gazeteci sayısını artırmak adına lütfen sahip çıkmayalım. Gazetecilik faaliyetinden dolayı cezaevinde olan varsa, onların sorunlarını çözmek için burada beraberce çalışalım. Gazetecilikten dolayı cezaevinde olanlar için, ortak akil çözümler üretebiliriz ama elinde silah, soygun yapıp adam öldürenleri ne olur bu kürsüye, Türkiye'nin önüne gazeteci olarak getirmeyin.''

Tutuklu öğrenciler

Bakan Ergin, tutuklu öğrencilerle ilgili çok sayıda haber yapıldığını söyledi.

Bir milletvekilinin, ''cezaevlerinde 500 üniversite öğrencisinin olduğunu söylemesi'' üzerine o milletvekilinden isimleri istediklerini belirten Ergin, ''Bize 227 kişilik liste geldi. Liste üzerinde çalışma yaptık. 40 tanesi hiç cezaevine girmemiş, 52'si tahliye olmuş, 25'i ilkokul mezunu, sadece 110 kişi üniversite öğrencisi'' dedi.

Sadullah Ergin, ''Gazeteci, avukat, öğrenci, mühendis, dişçi... Kim olursa olsun, eğer hırsızlık yapıyorsa, adam öldürüyorsa, gasp yapıyorsa, bununla ilgili çalışmalar elbette yapılacaktır'' diye konuştu.

''Var olan sorunları abartarak, Türkiye'yi yurt içinde ve yurt dışında farklı gösterme çabaları doğru değil'' diyen Ergin, 3. yargı paketi sonrasında, birçok tutuklunun tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığını anlattı. Ergin, içinde gazeteci, yazar ve çizerlerin de olduğu 500'e yakın kişinin bu paketten yararlanarak serbest bırakıldığını söyledi.

adam öldüren gazeteci olamaz

SİNDEF | Sinop Dernekleri Federasyonu Gençlik Kolları Başkanı seçimi kalabalık ve renkli geçti. Salonu dolduran Sinoplular iki başkanlı adaylar için oy kullandılar. Yapılan seçimler sonucu Oğuz Yıldırım, Gençlik Kolları başkanı seçildi.

SİNDEF | Sinop Dernekleri Federasyonu Gençlik Kolları Başkanını seçmek amacıyla yapılan kongre HALKALI KAPALI SPOR Salonununda gerçekleşti. Avrupa Birliği Başkanı AK Parti Milletvekili Egemen Bağış'ın da katılımı seçime ayrı bir hava kattı. Egemen bağış seçimler öncesi bir konuşma yaparak salondakilere hitap etti. Sindef bünyesinde bulunan tüm delegelerin ve dernek üyelerinin katılımıyla yoğun bir kalabalığa sahne oldu.

9 ARALIK 2012 Pazar Günü Saat 14:00 te HALKALI KAPALI SPOR Salonununda SİNDEF Sinop Dernekleri Federasyonu Gençlik Kolları Başkanı seçimi yapıdı.Bu göreve talip olan adaylardan Murat Atbakıcı ve Oğuz Yıldırım arasında dostluk, kardeşlik ve birlik- beraberlik mesajları ile başlayan kongre, Avrupa Birliğ Bakanı Egemen Bağış'ında katılımıyla renklendi ve Oğuz Yıldırım'ın Gençlik Kolları Başkanı seçilmesiyle sona erdi.

SİNDEF gençlik kolları başkanı oguz yıldırım

Bakan Eroğlu, 10 Ekim 2010'da 110, 11 Kasım 2011'de 111 dev tesisin hizmete sunulduğunu belirterek, bu yıl da ''geleneği bozmayarak 12.12.2012 tarihinde; baraj, içme suyu, sulama, taşkın koruma tesisleri, ormanlar, meteorolojik gözlem istasyonları, tabiat koruma çalışmalarını içeren 112 tesisin açılışının yapılacağını'' ifade etti.

112 tesis ile 15 milyar 952 milyon liralık yatırımın hizmete alınacağını kaydeden Eroğlu, bu tesislerin hizmete alınmasıyla yaklaşık 2 milyon 345 bin dekar arazinin sulanacağını, yıllık yaklaşık 8,4 milyar kilowatt saat elektrik üretileceğini, 614 milyon metreküp içme suyu sağlanacağını duyurdu.

Eroğlu, hizmete girecek tesisler arasındaki Artvin Deriner Barajı'nın, 249 metre gövde yüksekliği ile kemer baraj sınıfında Türkiye'nin birinci, dünyanın da altıncı en yüksek barajı olacağının altını çizerek, 2,5 milyar liraya mal olan barajın, yıllık 2 milyar 118 milyon kilowatt saat elektrik üreteceğini ifade etti.

Türkiye'de üretilen hidroelektriğin yüzde 6'sını karşılayacak Deriner Barajı'nı, 530 milyon liraya mal olan Yozgat Çekerek Barajı'nın izleyeceğini belirten Eroğlu, bunların yanı sıra aralarında Trabzon Atasu, Bolu Köprübaşı, Bayburt Demirözü barajlarının da bulunduğunu toplam 16 barajın işletmeye alınacağını bildirdi. Eroğlu, DSİ tarafından inşa edilen ve toplam 5 milyar lirayı aşkın yatırım tutarı olan barajların yanı sıra Su Kullanım Hakkı Sözleşmesi çerçevesinde özel sektöre inşa ettirilen, 1 milyar 259 milyon lira ile Sinop Boyabat Barajı ve 26 adet özel sektör HES yatırımının da işletmeye alınacağını açıkladı.

İstanbul'da 3 milyon nüfus için yeni içme suyu tesisleri

İçme suyu tesislerinde ilk sırayı İstanbul'un alacağını ifade eden Eroğlu, şunları kaydetti: "Aralarında Melen'in de bulunduğu tesislerin açılışı ile İstanbul'da 3 milyon nüfusun içme suyu ihtiyacını karşılayacak tesisler hizmete alınmış olacak. Söz konusu tesislerin işletmeye alınması ile İstanbul'a yıllık 268 milyon metreküp içme suyu sağlanacak. Ülke genelinde hizmete alınacak içme suyu yatırımları ile toplam 614 milyon metreküp içme suyu vatandaşın hizmetine sunulacak."

Eroğlu, yarın hizmete alınacak tesislerle ilgili de "Yatırımlar ekonomiye katkılarının yanı sıra istihdam sağlanması bakımından da büyük fayda yaratacak. Milletimizin refah artışına önemli katkısı olacak bu yatırımları hayata geçirmekten büyük gurur duyuyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

112 dev tesisin açılışın başbakan yapacak

Evim Sensin filmi Türk izleyicilerinin beğinisini kazanarak en çok izlenen 2. film oldu. Özcan Deniz’in "Evim Sensin" filmi, salı günü 2 milyon seyirciyi geçti. 309 salonda seyirciyle buluşan film, böylece "Fetih 1453" 'ten sonra 2012 yılının en çok izlenen ikinci filmi oldu. Türkiye’de elde ettiği başarıyı Avrupa'da da gösteren Avşar Film imzalı "Evim Sensin"in, ilk 3 günde 90 bin seyirci tarafından izlendiği açıklandı.

"Bir Zamanlar Osmanlı'' dizisinin setinde ata binerken tendonlarını yırtan Özcan Deniz’i yurtdışı ve yurt içinde elde edilen gişe başarısı keyiflendirdi.

Alman medyasında filmle ilgili ilginç bir haber de yer aldı. Habere göre bir kadın seyirci "Evim Sensin"i izlerken ağlamaktan sinir krizi geçirdi ve filmin ortasında hastaneye kaldırıldı.

evim sensin en çok izlenen 2. film oldu

Kaynak: http://www.oyuncularsitesi.com

Bağcılar Spor bu hafta lider Edirne Gençlik deplasmanında idi. Bağcılar temsilcimiz lider ile randevusundan 2-1 yenilerek eli boş döndü. Haftalardır galibiyet yüzü göremeyen Bağcılar Spor 9. sıraya gerileyerek 11 puanda kaldı.

BÖLGESEL AMATÖR LİGİ 11.GRUP 10. HAFTA MAÇ SONUÇLARI

09 Aralık 2012 13:30 Kırklareli Atatürk
Kırklareli Sanayispor – Tuzlaspor 0 - 2

09 Aralık 2012 13:30 Mustafa Uğraş
Çerkezköyspor – Babaeskispor 0 - 0

09 Aralık 2012 13:30 Avni Kalkavan
Çenesuyu Plajyoluspor – Tekirdağspor 0 - 4

09 Aralık 2012 13:30 25 Kasım
Edirnespor Gençlik – Bağcılarspor 2 - 1

09 Aralık 2012 13:30 8 Kasım
Lüleburgazspor – Hereke Yıldızspor 0 - 0

09 Aralık 2012 14:00 Sultanbeyli 75. Yıl
Sultanbeyli Belediyespor – Suadiye Belediyespor 0 - 0

09 Aralık 2012 14:00 Bakırköy Belediye
İncirlispor – Sultangazispor 1 - 3

BÖLGESEL AMATÖR LİGİ 10. HAFTA PUAN DURUMU

bal ligi 10. hafta puan durumu

Bağcılarspor'un Maç Videolarını Görmek İçin Tıkla....

Kaynak: http://www.yerelfutbol.org

Bahçelievler Belediyesi, Halkla İlişkiler Müdürlüğünün düzenlediği “Bir Yastıkta 40 Yıl” geçiren 200 çifti Bahçelievler Kültür Merkezi, Piramit restoranda törenle ağırladı.

Yemekli ve müzikli geçen geceye katılan 200 çiftin, 40 yıl mutluluğu yaşamasının ortak sırrının sevgi, saygı ve sabır olduğu açıklandı.

Törende konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu “Sevgiyi nakış gibi yastıklarına saygıyla, sabırla işleyenler 40. Yaşlarını burada mutlulukla kutluyor. Bahçelievler ilçesinde, sevginin saygının ve sabrın timsali 200 çiftimizin sevincine ortak olmanın da gururunu yaşıyoruz” dedi.

40. yılını dolduran 200 çifte gecenin ve mutluluğun anlamının belgesi olarak “yastık” armağan edildi.

bir yastıkta kırk yıl ödül töreni

Bağcılarspor'un ölümüne tutkun ve ateşli taraftar gurubu "Ters Kelepçe" hiçbir maçta takımlarını yanlız bırakmıyor. Yaşları 15-20 arası gençlerden oluşan taraftar gurubu yense de yenilse de Bağcılarspor'un bütün maçlarını izliyor.

Bağcılar Belediyesi ve BağcılarSpor yönetiminden aradıkları ilgiyi bulamasalar da BağcılarSpor sevdaları bitmiyor, bitecek gibi de görünmüyor. Her türlü olumsuzluklara ve ilgisizliğe rağmen kendi imkanları ile BağcılarSpor'a destek sağlıyorlar. Deplasman veya evinde farketmiyor, Ters Kelepçe bütün maçlarda BağcılarSpor'un yanında. Bütün ekonomik zorluklara karşı kendi imkanları ile otobüslerini tutuyor, maçlara gidiyorlar. Bütün maç boyunca çılgınca bir sevda ile takımlarını destekliyor ve ateşliyorlar.

Bağcılar Spor'un maçları öncesi facebook sayfalarında duyurularını yapıyorlar, etkinlikler oluşturuyorlar, maç sonrası yorumları ile katkı sağlıyorlar.

Bağcılarsopun en ateşli taraftar gurubu ters kelepçe

Özgür-Der Bağcılar’da devam eden seminerlerde bu hafta “Toplumsal Değişim ve Şahitlik” konusu işlendi.

Özgür-Der Genel Sekreteri Musa Üzer konuşmasına toplumsal ve siyasal değişim-dönüşüm talebinin her Müslüman için kaçınılmaz bir vazife olduğu tespitiyle başladı. Üzer, yaşanan hayata tavır almayı ve duyarsızlıktan uzaklaşmayı sağlayıcı kilit Kuran’i kavramın Şahitlik olduğunu vurguladı. Hayatı değiştirme ve Şahit olma vasfının Allah tarafından bütün Müslümanlara farz kılındığını belirten Musa Üzer, herkesin bu konuma göre tekrar nefis muhakemesi yapması gereğinin altını çizdi.

Musa Üzer, Türkiyeli Müslümanların bağımsız bir İslami kimlik oluşturma çabalarının başlangıcından itibaren toplumsal ve siyasal yapıyı tanımlarken önemli bir tanımlama olarak “cahiliye” kavramına vurgu yaptıklarını hatırlattı. Değişim ve dönüşümün mutlak anlamda yapılmasını göstermesi açısından bu kavramın hayati öneme sahip olduğunu söyleyen Üzer, gereğinin yapılması noktasında ise önemli zaafların yaşandığını belirtti. Mevcut siyasal-toplumsal yapıdaki İslam dışı ve karşıtı unsurların tespiti ve bunlara karşı yürütülecek mücadelenin safha ve araçlarının belirlenmesinin ihmal edilemeyeceğinin altını çizen Üzer, geçmiş dönemlerde ortaya konulan cahili sistemden bağımsız bir İslami oluşum ve mücadele olması gerektiği tezi de yapılması gerekenin istikametini belirlemesi açısından doğru olduğunu vurguladı. Ancak tezin devamında belirtilen “Cahiliyenin ortaya koyduğu sorunlara Müslümanlar çözüm bulma çabası içinde olmamalı!” sözünün problemli bir mahiyet arz ettiğini vurgulayan Musa Üzer, sisteme entegre olmama ve eklemlenmeme anlamında doğru olan bu söz sürecin başından itibaren pratikte Müslümanların hayatın dışında konumlanmalarına yol açtığını söyledi.

Sınırlı bilgi, birikim ve az sayıda kaynaktan elde edilen malumatlarla, sistem, dünya, toplum, tarih değerlendirmesi yapmadan oluşturulan tebliğ-davet, hareket fıkhı ile ancak bir yere kadar gidileceğini söyleyen Üzer, devralınacak bir mücadele geleneğinin olmaması da tıkanıklığın derinleşmesinde rol oynadığını belirtti. Musa Üzer, toplumsal ve siyasal hayata dokunmayan soyut bir tevhid ve şirk söyleminin sorumluluklarımızı ifa etme ve şahitlik görevini yerine getirme noktasında zaaflara yol açtığını vurguladı. Cahiliyeden kopuşun, hayatın üniteleriyle irtibatını koparan, soyut bir tevhid anlayışı ve söylemi içerisinde demek olmadığını belirten Üzer konuşmasında: “Cahili yapının değerlerinden bütünüyle bir kopuş olmak zorundadır. Bu, tarihin her döneminde ve bütün coğrafyalar için geçerli olacak bir hakikattir. Net bir İslami kimliğe sahip olarak cahili sistem ve toplum içerisinde mücadele etmek gerçek bir kopuştur. Cahiliyeyi rahatsız etmeyecek sanal bir dünyada yaşamak zannedildiği gibi bir kopuş değildir.” tespitinde bulundu.

Toplumsal değişim ve şahitlik konusunda yanlış tezleri örnekleyen Musa Üzer devamla: “Yaşananların gelip geçici olduğu, yarına kalmayacağı, dolayısıyla Müslümanların daha büyük ve kalıcı işlerle uğraşmasının daha doğru olacağı iddiası neredeyse İslami oluşumların çoğunun kabul ettiği bir olgu haline gelmiş durumda. İlk etapta mantıklı ve haklı gibi görünen bütün sözler belli oranda ayartıcı fonksiyon görürler. Doğrudur bütün yaşananlar geçicidir ve sürekli farklı gelişmeler yaşanacaktır. Oysa bir Müslüman açısından yaşananların geçiciliği tavırsızlık ve kayıtsızlık doğurmamalı. Çünkü bizler dünyada imtihan oluyoruz, herkes içinde yaşadığı hayatın koşulları içerisinde bir imtihana tabidir. İmtihanı geçmek için öncelikli şart imtihana girmektir. Doğru tespit, tahlil, perspektif, talepler ve çözümlerde ısrar etmek ise efora bağlı olarak imtihan içinde ortaya çıkacaktır. Daha kalıcı büyük projeler üretimi içinde olunmalı iddiası ise içi boş, gerçeklikle alakası olmayan ham hayallerdir. Allahu Teâlâ öncelikli olarak bizlerden bir medeniyet inşa etmemizi istemiyor; yaşadığımız hayatı kulluk bilinciyle değiştirmemizi, donatmamızı ve salih amellerle ıslah çabalarımızı çoğaltmayı emretmektedir.” dedi.

Darbe sürecinde siyasal ve toplumsal değişim iddiasını kaybedenlerin AK Parti’nin iktidar süreciyle birlikte daha bir pasifizm içerisine girdiklerini söyleyen Musa Üzer, yapılması gerekenleri zaten hükümetin yaptığı yaklaşımından hareketle dar anlamda sivil toplumcu faaliyetlere yoğunlaşarak apolitik konuma düştüklerini söyledi. Bu olumsuz değişmeyi kabullenmeyen bazı Müslümanların ise ilkelilik adına daha fazla içe kapanmayı, olguları tahlilde insaf ve adalet sınırlarını zorlayan yaklaşım içinde bulunma noktasına geldiklerini belirtti.

Toplumsal değişim ve şahitlik konusunda sahip olunması gereken ilkelerin Kuran-ı Kerim’de Müslümanlara açık olarak belirtildiğini vurgulayan Üzer, pratiğin nasıl olması gerektiğini de siyerden, Hz. Peygamber’in mücadele örnekliğinden okunması gerektiğinin önemine değindi.

özgürder semineri

Haksöz-Haber

Bağcılar Halk Sarayı’nda dün başlayan Uluslararası “Yapılı Çevrede Ulaşılabilirlik” Toplantısı, bugün yapılan oturumların ardından sona erdi.

Bağcılar Belediyesi Engelliler Sarayı’nda dün başlayan Uluslararası “Yapılı Çevrede Ulaşılabilirlik” Toplantısı bugünkü oturumların ardından sonra erdi. Avrupa Konseyi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Özürlü ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Bağcılar Belediyesi’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği çalışmada, Avrupa Konseyi üyesi ülkelerdeki örneklerden de hareketle engellilerin ulaşılabilirliği konuşuldu.

BUGÜN 3 OTURUM GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Dün açılış programının ardından iki oturumun gerçekleştirildiği programa bugün de üç farklı oturumla devam edildi. “Avrupa Konseyi Üye Devletlerin Ulaşılabilirlik Deneyimi” konu başlığı ile gerçekleştirilen ilk oturumda, engellilerin ulaşılabilirliğine yönelik, Norveç, İsveç ve Flaman bölgesindeki uygulamalar anlatıldı. “Türkiye İçin Yol Haritası” konu başlıklı ikinci oturumda ise Türkiye’deki uygulamalara yer verildi.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nde görevli mühendis Kerim Eriş Engelsiz Havaalanı Projesini anlatırken, Yüksek Mimar Müberra Kavak Kara İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Alanya Belediyesi çalışanlarından Mimar Nurşen Karaduman ise Alanya’daki çalışmaları anlattı.

Kapanış oturumunda ise Toplumsal Haklar ve Araştırmalar Derneği’nden Hakan Özgül Türkiye’nin Ulaşılabilirlik Alanında Gelecekteki Durumu üzerine görüşlerini anlattı. Programın kapanış konuşmasını ise Avrupa Konseyi Demokrasi Genel Müdürlüğü İnsan Hakları ve Ayrımcılıkla Mücadele Müdürlüğü Genel Sekreteri İrena Kowalczyk-Kedziora yaptı. Kedziora, Engelliler Sarayı’ndan ve Türkiye’deki uygulamalardan etkilendiklerini ifade etti. Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı ise yaptığı kısa konuşmada, tüm katılımcılara teşekkür etti.

Avrupa Konseyi Üye Devletlerin Ulaşılabilirlik Deneyimi